Taraflar arasında görülen tazminat ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, maddi-manevi tazminat ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı vekili, 276,277,256 ve 313 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliki olduğunu, davalının anılan taşınmazlara bilgisi dışında elekrtik direği diktiğini, davalının haksız eylemi nedeniyle 487,38 TL. ürün zararının oluştuğunun 2012/37 D.İş sayılı dosya ile tespit edildiğini, ayrıca manevi olarak da sıkıntı yaşadığını ileri sürerek, maddi ve manevi tazminat ile ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, lisanslı elektrik dağıtım firması olduklarını, ilgili mevzuat gereğince ihtiyaç duyulan alanların kamulaştırma işlemlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından gerçekleştirilip, kamulaştırılan taşınmazların ... adına tescil edildiğini, husumetin ....ye yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazlara yönelik olarak kamulaştırma işlemlerine başlanıldığını, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğini, manevi zararın bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacıya ait taşınmazlara elektrik direği diktiğinin ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 0,10 TL ecrimisil, 487,38 TL tazminat olmak üzere toplam 487,48 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 427. maddesi 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değiştirilmiş, ayrıca 01/04/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun'un 19. Maddesi ile HUMK'na ilave edilen Ek madde 4'e göre de; 01/01/2014 tarihinden itibaren değeri 1.890,00 TL. 'den az olan davalara ait hükümlere ilişkin temyiz yoluna gidilemeyeceği öngörülmüştür.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti olmayan kararlara karşı temyiz isteği yönünden mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’da da bir karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, eldeki dava bakımından (6100 sayılı Yasanın 3. maddesi yollamasıyla) davalı tarafın temyiz isteminin REDDİNE, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.