Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murisi ...' nin alacaklı bankadan mal kaçırmak amacı ile dava konusu 363 ve 364 parsel sayılı taşınmazları torunu olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, alacaklı banka tarafından açılan tasarrufun iptali davasında temliklerin gerçek olmadığının ispatlandığını, çekişme konusu taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, ... Ticaret Mahkemesinin 1998/960 Esas, 2002/765 Karar sayılı kararın Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, temlik tarihinde davalının çekişme konusu taşınmazları satın alacak maddi gücünün bulunmadığını, satışın gerçek olmayıp, muvazaalı olduğunu, taşınmazların davalı tarafından dava dışı murisin oğlu...' ye temlik edildiğini ileri sürerek, miras payı oranında dava konusu taşınmazların bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, temliklerde muvazaa olmadığını, murisin borçlarını ödemek için dava konusu taşınmazları kendine sattığını, satışın gerçek olduğunu, temlik tarihinde taşınmazları satın alacak maddi gücünün bulunduğunu, taşınmazların aile dışına satılmasını istemediği için satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğunun ispatlandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı alacak isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle; karara esas alınan, davacının 8/16 oranında mirasçı olduğuna ilişkin veraset
ilamı hatalı olmasına karşın, bu hususun temyiz konusu yapılmadığından, davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 2.839.08.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.