BOZMA ÜZERİNE
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bulancak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 09.03.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçundan dava açılmıştır.
2.Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.Sanığın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesi 08.03.2016 tarihli kararı ile diğer temyiz taleplerini reddederek, olayda etkin pişmanlık hususunun tartışılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
4. Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ihbarı üzerine Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi 22.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkumiyetine dair hükmü açıklamıştır.
1.Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun rızası dahilinde olayın gerçekleştiğine, mağdur veya ailesinin sanıktan şikayetinin olmadığına, öncelikle sanığın beraati, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz gerekçesi, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği, bu sebeple sanık hakkında 5271 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması gerektiğine yöneliktir.
1.Dava konusu olay, mağdur ile sanığın aralarında önceye dayalı bir arkadaşlık bulunduğu, sanık ...'in mağdur ile evlenmek ve bu amaçla kendisini kaçırmak istediğini aynı zamanda sanığın eniştesi olan dava dışı sanık Yücel'e söylediği, bu şahsın olay günü mağduru arayarak sanığın kullandığı araca iş ile ilgili bir konuyu bahane ederek binmesini sağladığı, araçta sanığın gerçek amacının mağdur ile evlenmek olduğunun mağdura bildirildiği, mağdurun evlenmeyi kabul etmediği, sanığın mağduru ikna etmeye çalıştığı, mağdurun kendisini bırakmalarını istediği, bu isteğinin kabul edilmediği, mağdur ikna olmayınca bir süre sonra bırakıldığı, sanığın babasının olay ile ilgili kolluğa müracaatta bulunduğu, bu şekilde sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık ve temyiz dışı diğer sanık aşamalardaki beyanları ile olayı tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Mağdur aşamalardaki beyanında olayı doğrulamış, kendisine zarar verilmeden bırakıldığını ifade etmiştir.
4.Tanık olarak beyanı alınan mağdurun erkek ve kız kardeşi olayı doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır.
5.Bozma sonrası beyanına başvurulan mağdurun babası kızını kaçırıldığı gece 02.00 sıralarında Bulancak ilçesinde getirilip kendisine bırakıldığı, kızında olumsuz bir durum olmadığı, kızını teslim aldığında olayın henüz kendisi veya başka biri tarafından polise intikal ettirilmediği yönünde beyanda bulunmuştur.
5. Dosyada bulunan kolluk fezlekesine göre soruşturma işlemlerine ertesi gün saat 08.00 sıralarında mağdurun babasının kolluğa başvurması üzerine başlandığı belirtilmiştir.
1. Sanığın tevilli ikrarı, temyiz dışı sanığın beyanları, mağdurun ve tanık olarak mahkemede dinlenen mağdurun babası ve kardeşlerinin beyanları, kolluk fezlekesi ve tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte dikkate alındığında, atılı suçun sanık tarafindan işlendiğine, soruşturma başlamadan mağdurun kendisine zarar verilmeden güvenli bir şekilde bırakıldığına yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulü ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafindan gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2Ancak; kendisi ile evlenmek istemeyen mağdureyi kaçırarak hürriyetinden yoksun bırakan sanığın eylemi nedeniyle koşullar oluştuğu halde Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka aykırı olması nedeniyle Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli 2021/822 Esas, 2021/1342 Karar sayılı kararına yönelik temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden; gerekçe kısmının 1 nolu bölümde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz sebeplerinin REDDİNE, 2 nolu bölümünde açıklanan sebeple Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün Tebliğnameye aykırı olarak oy birliği ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE 14.02.2024 tarihinde karar verildi.