B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/119 Esas, 2016/536 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası,, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2014/119 Esas, 2016/536 Karar sayılı kararının sanık müdafiî ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12..10.2021 tarihli ve 2020/19188 Esas, 2021/18834 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu gözetilmeden başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulduğu gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1486 Esas, 2021/1435 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanık ve sanık müdafiînin temyiz istemi, isnat edilen suçun işlenmediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve kararın bozulmasına yöneliktir.
1- Suç tarihinde hırsızlık suçunun şüphelisi olarak aranmakta olan arkadaşı ile lokantada yemek yiyen sanığın, yemek sırasında polis memurlarının yanlarına gelip, kimlik sormasından sonra, üzerinde nüfus cüzdanı bulunmadığını söyleyip, kendisini "..." olarak tanıtması üzerine, 25.12.2013 tarihli yakalama, üst arama tutanağının beyan edilen kimlik bilgilerine göre düzenlendiği, akabinde parmak izi incelemesinde sanığın gerçek kimliğinin anlaşıldığı, böylece üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2- Mahkemece sanık savunması, tanık beyanı, Yargıtay bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının neticeleri itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2021 tarihli ve 2021/1486 Esas, 2021/1435 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.