1.Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, verilen beraat kararını temyizde sanığın suça sürüklenen çocuğun menfaati olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiisinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi üzerine yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda
göstermek zorundadır hükmü gereğince, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde bir gerekçe göstermediği, 5271 sayılı Kanun'un 295 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında gerekçeli kararın ihtaratlı olarak tebliğinden itibaren yedi gün içinde de hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe vermemiş olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılan ... vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. ... ... 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.05.2017 tarihli 2011/109 Esas ve 2017/287 Karar sayılı kararı ile;

1. Sanık ... hakkında;

1-a) Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

1-b) Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. Sanık ... hakkında;

2-a) Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2-b) Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

3. Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında; katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

4. Sanık ... hakkında; katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli, 2018/1400 Esas 2019/1583 Karar sayılı kararı ile;

1. Suça sürüklenen çocuk ... ve Sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

2. Sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;

2-a) Sanık ... hakkında;

1. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2-b) Sanık ... hakkında;

1. Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

1. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanıklar hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ilişkindir.

2. Katılan ... müdafiinin temyiz istemi; sanık ... hakkında da kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması gerektiğine, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ilişkindir.

3. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ... ve ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.

4. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanığın eylemleri meşru savunma altında işlediğine, ilk atışın karşıdan geldiğine, katılan ...'a yönelik suç vasfının kasten yaralama olması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olaydan yaklaşık 3 yıl kadar önceden itibaren ... ve ... aileleri arasında husumet bulunduğu, olay günü tanık ... ...'ın tarafları barıştırmak için araya girdiği, sanıklar ..., ... ve temyiz dışı İnan ...'ı evine çağırdığı ve aynı yere temyiz dışı ... ve ...'in de geldiği, tanık ... ...'ın onları barıştırmak istediği ve görüşme sırasında sanık ...'ın karşı tarafa haksızsınız diye çıkıştığı, ortamın gerilmesi üzerine sanık ... ve temyiz dışı ...'ın evden ayrıldıkları ... ...'ın onları geri getirmek için gittiğinde sanık ...'la temyiz dışı ...'nin de evden ayrıldıkları, sokakta sanık ...'ın tabancasını çıkarıp yere doğru bir iki el ateş ettiği, temyiz dışı ...'ın temyiz dışı ...'in kafasına sopayla vurduğu, ...'nin telefonu üzerine olay yerine otomobili ile gelen katılan ... aracından iner inmez sanık ...'un tabancasını doğrultarak yere doğru iki el ateş ettiği, katılan ...'ın yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, olay yerine polis çağrıldığı, katılan ...'ın amcası ...'ın yaralanıp hastaneye kaldırıldığını duyunca kardeşi...'a haber verdiği, ikisinin birlikte olay yerine geldikleri, sanık ...'un aynı tabancayla ...'a 4-5 el ateş ettiği, ...'ı yaraladığı, ...'ın da elindeki baltayla...'a vurup başından yaraladığı, anlaşılmıştır.

2. Katılan sanık ... hakkında düzenlenen Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14/12/2011 tarih ve 2011/7038 sayılı raporunda;
"1- Kişinin vücudunda göğüs solunda meme başı hizasında 1(bir) adet kesici delici alet yaralanması ile kafa sağında künt travmatik lezyon tanımlandığı,

2- Göğüs solunda meme başı hizasında tarif edilen göğüs boşluğuna girerek hidropnomotoraksa neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,

3- Kafa sağ tarafta tarif edilen, beyinde hemorajik kontüzyona, pnömosefaliye, sağ parietal kemikte çökme kırığına neden olan yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c) Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1) Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Ağır (4) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,

4- Yüz sınırları dahilinde dava konusu olay ile ilişkilendirilebilecek travmatik lezyon tarif ve tespit edilmediği;

5- Dava konusu olaya bağlı kraniektomi sonucu oluşan kafatası sağ taraftaki anatomik noksanlığın alanı itibariyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu " bildirilmiştir.
Katılan sanık ... hakkında düzenlenen Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 14/12/2011 tarih ve 2011/7038 sayılı raporunda"

1- Kişinin vücudunda batın sol üst kadranda 1(bir) adet, sırt sağ üstte 1(bir) adet, sol bacakta 1(bir) adet olmak üzere toplam 3(üç) adet kesici delici alet yaralanması, batın üst ortada 1(bir) adet, sol bacakta 1(bir) adet olmak üzere toplam 2(iki) adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması tanımlandığı,

2- Sol bacakta tarif edilen tibialis posterior damar yaralanması ile tibia-fibula kırıklarına neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c) Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1) Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, birden fazla kemik kırığı olması nedeniyle skorlama yapılarak, şahısta saptanan kırıkların birlikte hayat fonksiyonlarını AĞIR (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,

2- Batın üst ortada tarif edilen, sol rektus kası seyirli, hematom oluşturan, peritonu delmeden sol kaburga kavsinden dışarı çıktığı bildirilen ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,

4- Batın sol üst kadranda, sırt sağ üstte ve sol bacakta tarif edilen yumuşak doku seyirli kesici delici alet yaralanmalarının trasesine uyan bölgede iç organ,büyük damar lezyonu tanımlanmadığı cihetle;
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU;

5- Yüz sınırları dahilinde dava konusu olay ile ilişkilendirilebilecek travmatik lezyon tarif ve tespit edilmediği;

6- Dava konusu olaya bağlı sol alt ekstremitede fonksiyonel kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu"
Katılan ... hakkında düzenlenen Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20/10/2009 tarih ve 2009/3171 sayılı raporunda"
Meydana gelen olayda kişinin yaralanmasının;

1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,

2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmayacak şekilde'' yaralandıkları belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk derece Mahkemesinin olayın oluşuna ilişkin kabulü aynı olmakla beraber;
''1-) Sanık ... hakkında katılan ... ile ...'ı öldürmeye teşebbüs suçu ile sanık ... hakkında katılan ...'ı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde ;
''Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına, incelenen dosya kapsamına göre sanık vekili ile katılan vekillerinin ve Cumhuriyet savcısının sair istinaf talepleri yerinde değil ise de; 5237 sayılı TCK'nin 35/2. maddesine göre öldürmeye teşebbüs suçu için yasada öngörülen cezanın meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası olduğu, somut olaya bakıldığında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre üst sınıra yakın bir ceza tayini gerekirken yazılı olduğu şekilde 9 yıla hükmedilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun düşmediği, bu nedenle katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin yerinde olduğu, diğer taraftan haksız tahrik nedeniyle sanığın cezasından TCK'nin 29. maddesi gereğince alt sınırdan indirim yapılmış ise de, kavganın kimin tarafından başlatıldığının belli olmadığı olayda silah, balta gibi çeşitli suç aletleri kullanıldığı, tarafların birbirlerini darp ettiği ve her iki kesimden insanlarında yaralandıkları dikkate alındığında Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre karşılıklı kavga sırasında kavgaya hangi tarafın sebebiyet verdiğinin anlaşılamaması karşısında sanıkların cezasından TCK'nin 29. maddesi gereğince makul bir indirim yapılması gerektiği anlaşılması sanıklar vekillerinin istinafının bu nedenle yerinde olduğu,
2-) Sanık ... hakkında mağdur ...’ı öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin incelemesinde;
Her ne kadar sanık ... hakkında ...'ı öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 81/1,35 ve 29. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de sanık ...'daki yaralanmaların vücudun alt bölgelerinde olduğu, sanığın kavganın başlangıcında mağduru yaraladığı ve devam etme imkanı varken etmeyerek eylemine kendiliğinden son verdiği, bu nedenle kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmakla, sanığın istinaf talebinin kabulü ile TCK'nin 86/1,3-e ve 29. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, sanık vekili istinafının bu nedenle yerinde görüldüğü,'' anlaşılmıştır.

A. Tebliğname Yönünden
Tüm dosya kapsamından sanık ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerde, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden suç vasfının kasten yaralama olması gerektiği görüşünü içeren tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.

B. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ile Katılan ...'a Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ve Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık ... ve ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, olayda meşru savunma koşullarının bulunmadığı, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatlerine dair verilen kararların isabetli olduğu, sanık ...'un katılan ...'a yönelik eylemi yönünden; suçta kullanılan silahın öldürmeye elverişli olması, katılandaki isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ... alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, katılan ...'de meydana gelen yaraların vücudun alt bölgelerinde olduğu, sanığın kavganın başlangıcında mağduru yaraladığı ve devam etme imkanı varken etmeyerek eylemine kendiliğinden son verdiği, bu nedenle kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eyleminin kasten yaralama olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılanlar ... ve...'dan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Katılan ... vekilinin; sanık ... hakkında haksız tahrik indirim hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen temyiz sebebi yönünden;

Olay sırasında arkadaşı tanık...ile kahvede oturmakta olan katılan'ın arkadaşlarından birinin kendisini araması ve tanık ... ...'ın evinin önünden bir kalabalık olduğunu söylemesi üzerine arkadaşı ile birlikte olay yerine gittiği, olay yerine vardığında aracından iner inmez sanık ... tarafından silahla ateş edilmek suretiyle yaralandığı olayda; katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden herhangi bir söz veya davranış bulunmadığı halde yazılı şekilde sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

A-1) Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla, verilen beraat kararını temyizde suça sürüklenen çocuğun hukuki menfaati olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiisinin temyiz isteminin Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
A-2) Sanık ... müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi halinde, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır hükmü gereğince, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde bir gerekçe göstermediği, 5271 sayılı Kanun'un 295 ... maddesinin birinci fıkrası kapsamında gerekçeli kararın ihtaratlı olarak tebliğinden itibaren yedi gün içinde de hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe vermemiş olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin temyiz inceleme isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri, Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü ve Sanık ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli, 2018/1400 Esas, 2019/1583 Karar sayılı kararında katılan ... vekili, katılan ... vekili, ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin haksız tahrik uygulanmaması gerektiğine yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli, 2018/1400 Esas 2019/1583 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.