İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2017/115 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/2555 Esas, 2020/2409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının (aleyhe) istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi,87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bendi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri, haksız tahrike, eksik incelemeye, sanığın müdafiinin hukuki yardımından yararlandırılmasının zorunlu olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gece saatlerinde sanık ...'un işletmeciliğini mağdur ...'nın yaptığı işletmeye gittiği, arkadaşları ile birlikte alkol aldığı, bir süre sonra sanık ...'un arkadaşlarının ayrıldığı, sanık ...'un masada tek kaldığı ve alkol almaya devam ettiği, sarhoş olan ...'un önceye dayalı husumet sebebiyle mağdur ...'ya hakaret etmeye başladığı, orada bulunan garsonlar tarafından engellenmeye çalışıldığı, buna rağmen sanık ...'un elindeki bira bardağı ile mağdurun yanına geldiği ve bira bardağını mağdurun yüzüne vurmak suretiyle yüzünde sabit iz oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmaları, mağdur ve inceleme dışı sanıkların beyanları, görüntü inceleme tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.
3. Mağdurun yaralanmasına ilişkin ... Devlet Hastanesi 27.12.2016 tarihli adli muayene raporu ve ... Devlet Hastanesinin 27.01.2018 tarihli adli muayene raporunda, sol göz altında ve sol yanakta parçalı kesi, yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 61 ... maddesindeki kriterler göz önüne alındığında suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu, mağdurdaki yaralanmanın derecesine göre temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve aynı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bendindeki düzenlemeye göre cezanın 5 yıldan az olmaması gerekirken bu hususun dikkate alınmaması yasaya aykırı olduğundan hükmün kaldırılmasına ve sanığın neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama suçundan yeniden mahkumiyetine karar verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanmamasına rağmen hükümde uygulama maddesi olarak gösterilmesi, sonuç cezaya etkili görülmeyen yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçtan dolayı aşamalarda müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, incelemeye konu suçun alt sınırının 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan olmaması nedeniyle sanığa müdafii tayinin zorunlu olmadığı anlaşıldığından sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış ve Tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.11.2020 tarihli ve 2019/2555 Esas, 2020/2409 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.