İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2019 tarihli ve 2018/264 Esas, 2019/196 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendi, 53 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/3089 Esas ve 2020/2374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 53 ve 54 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 8 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, meşru savunmaya, cezanın üst sınırdan belirlenmesinin hatalı olduğuna, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlere ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. İnceleme dışı katılan sanık ... ile katılan ... arasında 3-4 yıllık duygusal birliktelik olduğu, sanık ...'in bu şahıslar ile aynı mahallede oturmakta olup halı yıkama dükkanı işlettiği, olay tarihinden önce ...'nın yeğeni ile sanık ... arasında geçen kavga nedeniyle ...'nın halılarını sanık ...'in ... yerinde yıkatmayı bıraktığı, yaralama olayından bir gün önce sanık ...'in dükkanının önünden geçmekte olan ...'ya "kime veriyorsun halılarını" diye seslendiği, ... "kimseye vermiyorum" demesi üzerine, sanık ...'in ...'ya hitaben "parayı buldun, g.tünüz kalktı, aman kimseye verme benden başka, halılarını" şeklinde sözler söylediği, buradan ayrılan ...'nın daha sonra durumu erkek arkadaşı olan katılan ...'a anlattığı, 28.08.2017 günü katılan ...'ın ...'nın annesinin evine gitmekteyken sokak üzerinde sanık ... ile karşılaştığı, katılan ...'ın sanık ...'in yanına giderek "...'ya bir şeyler söylemişsin, adamlığına efendiliğine yakışıyor mu" şeklinde sözler söylediği, sanık ...'in karşılık vermesi ile aralarında önce tartışma çıktığı, tartışmanın büyümesi ile katılan ...'ın sanık ...'in çenesini ittirdiği, bunun üzerine sanık ...'in üzerinde bulundurduğu bıçağı çıkartarak katılan ...'a doğru salladığı, bıçağın katılanın boyun çene altına denk gelerek yüzeysel kesi oluşturduğu, sanık ...'in bıçağı rastgele sallamaya devam etmesi ile bıçağın batın sol tarafına saplandığı, ardından aralarında itişme ve boğuşma olduğu her iki katılanın birlikte yere düştükleri, katılan ...'ın katılan sanık ...'nın üzerine çıktığı, bu sırada katılan sanık ...'in bıçağı sallamaya devam ettiği, yerde iken katılanın bacağından yüzeysel kesi oluşacak şekilde yaralandığı, bu sırada kavga anında olay yerine gelen ..., tanıklar ... ile Kaan'ın kavgayı aralamaya çalıştıkları, ...'nın sanık ...'in kafa bölgesinden tutup çekiştirerek ayırmaya çalıştığı ve yüzünü

tırmaladığı, sanığın elinde bulunan bıçağın yere düşmesi ile ...'nın bıçağı aldığı, ancak sanık ...'in ...'nın elinde tuttuğu bıçağın namlı kısmından tutmak suretiyle bıçağı almaya çalışırken el parmaklarından basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, daha sonra sanık ...'in bıçağı yeniden ele geçirerek olay yerinde park halinde olan aracının açık camından içeri attığı ve olay yerinden kaçtığı, meydana gelen olay nedeniyle katılanın ... tehlike geçirdiği kabul edilmiştir.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları, sanığın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporu, kolluk güçleri tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.

3. Katılan hakkında düzenlenen ... ... Üniversitesi ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.08.2017,13.11.2017 tarihli raporları ve ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 20.06.2018 tarihli raporunda, toraks sol alt tarafta 3-4 cm genişliğinde batına nafiz kesi, femur iç tarafta yüzeysel kesi, boyun çene altında yüzeysel kesi, katılanın yaralanmasının ... tehlikeye neden olduğu bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ile katılan sanık ...'nın olay öncesinde gönül ilişkisi ve cinsel birliktelik yaşadıkları, daha sonra ...'nın sanıktan ayrılıp katılan ... ile birlikte olmaya başladığı, olaydan bir gün önce sanığın sokakta gördüğü ...'ya "g...mü kalktı, parayı buldun, halıları başkasına verme, bana ver" diyerek hakaret ettiği ve cinsel tacizde bulunduğu,

...'nın bu olayı katılan ...'a anlattığı, olay günü saat 21: 00 sıralarında katılan ...'ın sokakta gördüğü sanığın yanına geldiği, bu olay nedeniyle başlayan tartışmanın arbedeye dönüştüğü, sanığın bıçakla ... yaraladığı, arbedeye katılan ...'nın sanığın kafasını bacakları arasında sıkıştırarak sanığın elinden bıçağı aldığı, sanığın ...'dan tekrar bıçağı almak istediğinde elinden yaralandığı ancak bıçağı aldığı ve kaçmaya başladığı, bıçağı fırlatıp attığı, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin havaya ateş açarak kaçmakta olan sanığı yakaladıkları, katılanın bir adet bıçak yarası nedeniyle ameliyat edildiği, kalın bağırsak rezeksiyonu yapıldığı, duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olan yaralanması sonucu ... tehlike geçirdiği kabul edilmiştir.

Sanık ...'in katılan ...'ı yaralama eylemi nedeniyle 5237 Sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri gereğince birden fazla nitelikli hal dikkate alınarak sonuca etkili şekilde temel cezanın belirlendiği sırada alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilerek eksik ceza tayini nedeniyle İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. ... ... Üniversitesi ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.07.2020 tarihli raporunda, katılanın yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, kişide yapılan parsiyel kalın bağırsak rezeksiyonunun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu bildirilmiştir.

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, katılandan kaynaklanan haksız bir hareket bulunmadığından sanık lehine meşru savunma, sınırın aşılması ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden ve sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarı dikkate alındığında lehe hükümlerin uygulanmasının kanunen mümkün olmadığı anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın katılanın kız arkadaşına hakaret ve taciz etmesi nedeniyle taraflar arasında çıkan tartışma sonucunda katılanın yaşamı tehlikeye sokacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaralandığı olayda, sanığın katılanın önce çene ve boyun bölgesini hedef almak suretiyle katılanı çene altı bölgesinden yaraladığı ancak katılanın kendini geri çekmesi sonucu yüzeysel kesi oluştuğu, devamında toraks sol alt taraftan batına nafiz olacak şekilde yaralaması üzerine tarafların birlikte yere düşerek boğuşmaya başladıkları, bu sırada sanığın uyluk iç tarafından da katılanı yaraladığı sırada inceleme dışı katılan ... ve tanıkların sanığın elindeki bıçağı almak suretiyle sanığa müdahale ederek eylemi sonlandırdıkları anlaşılmakla, suçta kullanılan araç, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, katılanda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ile sanığın eylemine devam ettiği sırada tanıkların sanığa engel olduğu ve bu engel sebebi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı nazara alındığında öldürme kastıyla hareket ettiğinin anlaşıldığı 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçundan makul seviyenin bir miktar üzerinde bir ceza ile cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre de, sanığın katılanı yaşamı tehlikeye sokacak ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde yaraladığı olayda, birden fazla nitelikli halin ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sonuca etkili olacak şekilde makul miktarda alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini yerine aynı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesine aykırı şekilde temel cezanın üst hadden belirlenmesi suretiyle fazla cezaya hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/3089 Esas ve 2020/2374 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.