ŞİKAYETÇİ: ...
Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1 iddianame numaralı 04.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, BOTAŞ Petrolleri Genel Müdürlüğüne ait ham petrol boru hattına iki adet vana takmak suretiyle, suça konu boru hattına zarar verdiğinden bahisle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 53. maddelerinin uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı tespit edilmiştir.
2.Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli, 2016/39 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararıyla kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 152/1-a, 53,58. maddelerinden sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık " hükmü temyiz ettiğini" belirterek temyiz iradesini ortaya koymuştur.
A) Dosya kapsamına göre; sanığın BOTAŞ Petrolleri Genel Müdürlüğüne ait ham petrol boru hattından petrol çalmak amacıyla boru hattına iki adet vana takmak suretiyle kamu malına zarar verdiği anlaşılarak, Yerel Mahkemece kamu malına zarar verme suçundan sanığın cezalandırılmasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
B) Sanığın savunmaları, 15.01.2015 tarihli Araç İnceleme Tutanağı, Ön Ekspertiz Raporu, El Koyma Tutanağı, Olay Yeri Tespit, Araç Arama ve Yakalama Tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
Karar başlığında, 14.01.2015 olan suç tarihinin, 15.01.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin anılan tüm delillerle saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçun vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazları reddedilmekle kurulan hükümde hukuka aykırılık belirlenmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli 2016/39 Esas, 2016/427 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen dikkate alınan hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.