Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci madde gereğince cezalandırılması istemiyle 03.07.2019 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2.Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2020 tarih ve 2019/336 Esas, 2020/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan beraatine karar verilmiştir.
3.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarih ve 2020/1203 Esas, 2020/1444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İsteminin
Yağma suçundan sanığın mahkûmiyeti gerektiğine yönelik olduğuna,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılan ...'in olaydan önce bir süre arkadaşlık yaptıkları ancak anlaşamamaları sebebiyle ayrıldıkları, sanığın olaydan bir gün önce telefonla katılanı araması sebebiyle görüştükleri, olay günü katılanın aracında oturduğu sırada sanığın katılanı görüp aracın kapısını açarak yan koltuğa oturduğu ve bir süre konuştukları bu sırada katılana ait telefonun ışığının yanıp sönmesi sebebiyle sanığın katılanın başka bir kişiyle görüştüğünü düşünüp telefonuna bakmak için aldığı bu sebeple aralarında tartışmanın başladığı, tanıklar S. G. ve M. K.'nın araya girmeleri üzerine tartışmanın sonlandığı tanık M. K.'nın sanığın elinde bulunan telefonu alarak katılana iade ettiği bu şekilde gelişen olayda sanığın üzerine atılı müsnet suçtan cezalandırılmasını gerektirir delil elde edilemediği kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda kısmen değişen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanığın suçu kabul etmeyen ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
4. Sanığı doğrulayan tanık beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm, katılanın kısmen değişen beyanları, sanık savunmaları ve tanık ifadeleri gözetilerek yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapılması, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışılması vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılması sebebiyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/1203 Esas, 2020/1444 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.