HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
1.Sanık ... müdafiine gerekçeli kararın 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçmesine rağmen temyiz dilekçesi verilmediği sonrasında sanık tarafından vekil edilen farklı bir avukat tarafından 16.04.2021 tarihinde temyiz ve eski hale getirme dilekçesi sunulduğu ve bu şekilde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık vekilinin eski hale getirme ve temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddi gerektiği düşünülmüştür.
2.İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (h) bentleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle 19.01.2015 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2018 tarih ve 2015/300 Esas, 2018/213 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (h) bentleri gereğince 11 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.03.2020 tarih ve 2019/2405 Esas, 2020/582 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafıilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanıkların beraat etmeleri gerektiğine yönelik olduğuna, ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanıklardan ...'in 11.06.2014 tarihinde diğer sanık ... ile birlikte 01 ** *** plakalı aracı kiraladıkları, bu araçla 14.06.2014 gecesi 01.30 sularında şikâyetçi ...'a ait ... ve ...'un bekçi olarak çalıştıkları domates tarlasının bulunduğu yere gittikleri, ... ve ...'in tarla sahibi ...'in geldiğini düşünerek aracın bulunduğu tarafa yöneldikleri, araca yaklaştıklarında ikisi kar maskeli toplam dört kişinin araçtan indiği bu kişilerin ikisinde tüfek bulunduğu, sanık ...'in araca yaklaşan mağdurlara "yaklaşmayın vururum" dediği, sanık ...'un önceden hazırladıkları hortumu tarlanın başında bulunan traktörün yakıt deposuna sokmak suretiyle mazotu çektiği ayrıca traktörün yanında bidonlarla duran toplam 110 lt mazotu da alıp geldikleri araca yükleyerek olay yerinden uzaklaştıkları kabul edilmiştir.
2.Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3.Sanıkların suçlamayı kabul etmeyen ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
4.Sanıklara ait iletişim tespiti (HTS) kayıtları dosyada mevcuttur
5.Teşhis tutanağı, parmak izi tespit tutanağı ve araç kiralama sözleşmesi dosyada bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde temel cezanın ihlal edilen fıkra sayısı gözetilerek alt sınırdan daha çok uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, katılanın beyanları, sanık savunmaları sanıklara ait HTS kayıtları ve teşhis tutanağı, parmak izi tespit tutanağı ile araç kiralama sözleşmesi gözetilerek suçun sanık tarafından işlenildiğinin anlaşılması yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapılması, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışılması vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılması, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlenmesi sebebiyle eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Ön inceleme bölümünde (1) numaralı paragrafta yapılan açıklamalar doğrultusunda sanık ... müdafiine gerekçeli kararın 16.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresi geçmesine rağmen temyiz dilekçesi verilmediği, sonrasında sanık tarafından vekil edilen farklı bir avukatın 16.04.2021 tarihinde temyiz ve eski hale getirme dilekçesi sunduğu ancak sanığın 26.12.2023 tarihli dilekçeyle 20.03.2020 tarihinde müdafisinin kendisini arayarak karardan haberdar ettiğini, kararı temyiz etmeyeceğini söylediğini, kararın kesinleşmesi halinde cezanın infaz edileceği hususunda bilgi verdiğini belirtmesi karşısında, sanık vekilinin eski hale getirme ve temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.03.2020 tarihli ve 2019/2405 Esas, 2020/582 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.