Dava dilekçesinde 26.800 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde, davaya konu 823 parselde davalı ile davacıların paydaş olduklarını, 1200 nolu parselin ise 2005 yılından beri davacı ... adına kayıtlı olmasına rağmen, davalının bu taşınmazları kullandığını ve davacıların taşınmazlardan yararlanmasına engel olduğunu bu nedenle 823 nolu parsel için 2006 yılından itibaren dava tarihine kadar, 1200 nolu parsel için ise 2005 yılından dava tarihine kadar 26.800 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davalı, iyiniyetli şagil olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 823 nolu parsel yönünden, davalının intifadan men edildiğine dair noter ihtarnamesinin 13.10.2010 tarihinde tebliğ edildiği davalının bu tarihten önce intifadan men edildiğinin ispatlanamadığı, davanın açıldığı 27.10.2010 tarihi ile ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih aralığında mevsim ve süre itibariyle talep edilebilecek ecrimisil alacağının bulunmadığı belirtilerek, bu parsel yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1200 nolu parsel yönünden ise davacı ... ile davalının kardeş oldukları, davacının uzun süredir davalının kullanımına itiraz etmediği dolayısıyla kullanıma rıza gösterdiği davanın açıldığı tarihe kadar davalının iyiniyetli şagil olduğu gerekçesiyle, bu parsel yönünden açılan davanın da reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, dava konusu 823 nolu parselde taraflar paydaş olup, paydaşlar, kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası ise yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir.Mahkemece, davalı tarafından davacının kullanımına engel olduğu, diğer bir deyişle davacının davalıya yararlanma isteminde bulunduğu, buna rağmen davacının yararlandırılmadığı hususunu içeren intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ispat yükü davacıya ait olup, davacılar dava dilekçesinde sair delillere dayandığından davacı tarafın davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.