Davanın kabulü
Taraflar arasındaki YİDK iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilinin tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun, müvekkiline ait markada yer ... kelime unsurundan yola çıkarak ve bu kelimenin ret gerekçesi markadaki kelime ile benzerliği nedeniyle verdiği kararının hatalı olduğunu, ret gerekçesi markada kelime unsurunun yanında annesinden beslenen bir bebek şeklinin olduğunu ve genel görünüm itibariyle kalbe benzeyen bir şekil ve bu şeklin altında kahverengi dikdörtgen zemin üzerine ... harflerle ve ... bir yazı karakteriyle yazılmış CRAMERR kelimesinin bulunduğunu, müvekkiline ait markanın parçalara ayrılarak incelendiğini, reddedilen sınıfın tüketici kitlesinin dikkatli bir kitleden oluştuğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019/M-5147 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka ile reddine gerekçe olarak gösterilen 2011/39036 sayılı "cramerr" ibareli markanın 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dava konusu başvurunun, verilen ret kararının hukuka uygun olduğunu, davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile çeşitli yargı içtihatlarından yola çıkılarak markalar arasında benzerlik bulunmadığını öne sürmüşse de davacının bu iddiasının hukuki bir temeli bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık konusu markalar ele alındığında, markaya bir bütün olarak bakıldığında şekil unsurunun sözcük unsurundan daha büyük olarak tasarlanarak daha ön planda olacak şekilde olduğu görüldüğü, taraf işaretleri bir bütün olarak ele alındığında “CRAMER” ibaresini ortak olarak içermekle birlikte, işaretlerde görüleceği üzere, karşılaştırmaya konu markalarda-özellikle redde mesnet alınan markada- yer ... şekil unsurları markaların geneline önemli ölçüde etki eder nitelikte olup, her iki markanın ilgili tüketici kesimi üzerinde bütün olarak bıraktığı izlenimin farklı olması nedeniyle ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte görülmediğinden, taraf markalarında “CRAMER” ibaresini ortak olarak içermelerinden dolayı bu ortaklığın mutlak tescil engeli kapsamında aranılan düzeyde olmadığı, hal böyleyken, karşılaştırılan işaretlerin “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar” derecesindeki kriterlerin somut uyuşmazlıkta gerçekleşmediği, markaların özellikle görsel anlamda farklılaştıkları, oysaki tescil engelindeki kastın ortalama tüketici ve yararlanıcılar nezdinde hiçbir araştırma ve herhangi bir inceleme yapılmasını gerektirmeyecek derecede açık ve net bir iltibasın ortaya çıkması şeklinde yorumlanması gerektiği ve bu şartların somut uyuşmazlıkta sağlanmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka ile kısmi redde gerekçe olarak gösterilen markanın 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğunu, başvuru hakkında verilen YİDK kararının yerinde olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen kararın yerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı 2018/78509 sayılı marka ile davalı tarafça kısmi redde mesnet alınan 2011/39036 sayılı marka arasında, 6769 sayılı Kanun 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında, aynı ya da ayniyet derecesinde veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olma kriterinin sağlanmadığı, başvuru markasından çıkarılmasına karar verilen hizmetlerin, redde mesnet alınan markanın kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olmadığı anlaşıldığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle ve ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 5 ... maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.