Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibari ile temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul ve hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2009 tarihli iddianamesi ile sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında katılan mağdura karşı geceleyin birlikte yağma ve kasten yaralama suçlarından dava açılmıştır.

2.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2009 tarihli kararı ile sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında ayrı ayrı yağma suçundan beraat, basit yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, ayrıca fiilin kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu da oluşturduğu kanaati ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

3.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık ve inceleme dışı sanıklar hakkında mağdur-katılana karşı cebir, tehdit veya hile kullanmak sureti ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.

4. Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararı ile sanık ile inceleme dışı sanıklar hakkında ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesi gereği 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

5. Karara karşı tüm sanıklar tarafından temyiz yoluna başvurulmuş, Yargıtay 8. Ceza Dairesince inceleme dışı sanıklar bakımından, birden fazla nitelikli hal bulunmasına rağmen temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmaması eleştiri konusu yapılmış, ancak aleyhe temyiz bulunmadığından hüküm onanmıştır. Sanık ... bakımından ise sanığın kendisine ait kömürlerin mağdur tarafından çalındığını tespit etmesi üzerine atılı suçu işlediğini beyan etmesi ile dosya içerisinde yer alan tanık anlatımlarında da mağdurun sanığa ait kömürleri hırsızladığını kabul ettiğini beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edildiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmü bozulmuştur.

6. Bozma üzerine Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un; 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği 3 yıl, üçüncü fıkrasının (b) bendi gereği bir kat artırım yapılmak sureti ile 6 yıl, 29 ncu maddesi gereğince 2/4 oranında indirim yapılarak neticeten 3 yıl hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kastının bulunmadığına, mağduru zorla araca bindirmediklerine, olayın planlı olmadığına, gittikleri yerde tartışma ve arbede yaşanması sonucu olayın gerçekleştiğine, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

1.Dava konusu olay, sanığın kış ihtiyacı için aldığı kömürün bir kaç kez çalınması konusunda mağdurdan şüphelenmesi üzerine sanık ve inceleme dışı sanıkların mağduru evinden çağırarak zorla araca bindirmeleri, mağduru Çubuk Çayı kenarına götürmeleri, orada sanık ile inceleme dışı sanıkların mağduru darp etmeleri, darp eylemi nedeni haklarında kamu davası açılması ancak fiilin aynı zamanda kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturduğu iddiasına ilişkindir.

2.Dosyada bulunan adli rapora göre katılan mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanması mevcuttur.

3.İnceleme dışı sanıkların, katılan mağdurun araca sanığın talimatı ile bindirildiği, bulunduğu yerden başka bir yere götürüldüğü hususunda aşamalarda tevil yollu ikrarda bulunmuşlardır.

4.Katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralanmasına ilişkin adli rapor dosyada mevcuttur.

Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, suçun unsurlarının oluştuğuna, nitelikli hal ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yönelik Mahkemenin kabulü karşısında; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, mahkumiyet kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2022 tarihli kararına yönelik temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.