Dava dilekçesinde 130.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; 3 parselde tapuya kayıtlı taşınmazın tapu tahsis belgesinin 2981 sayılı Yasa gereğince davalıya verilerek parselin davalıya satıldığını, davalının tahsisten sonra 1.150.000 TL peşinat bedeli ödediğini sonrasında herhangi bir ödeme yapmadığını ve bu taşınmazı 19.08.1994 tarihinde 3. kişiye satıp mülkiyetini devrettiğini, ancak davalının eşi ... adına 9 parselin tapu tahsis işleminin yapıldığının öğrenilmesiyle davalının hak sahibi olma koşullarını taşımadığı anlaşıldığından tapunun iptal edilerek belediye adına tescil edilmesi için ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/546 Esas sayılı dosyasında taşınmazı satın alan 3. kişilere dava açıldığını, açılan davada davalıların iyi niyetli oldukları kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini, davalı adına yapılan tahsis ve tescil işlemi hukuken yolsuz tescil niteliğinde olduğundan taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 130.000,00 TL'nin 24.05.1995 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; ...5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/546 Esas sayılı dosyasının kesinleşme tarihinin ifa'nın imkansızlığının öğrenildiği tarih olarak kabul edilmesiyle bu tarihteki taşınmazın rayiç bedelinden davalının peşinat için ödediği bedelin güncellenerek düşülmesi suretiyle hesaplanan 92.500 TL'nin dava tarihinden işleyecek faiziyle tahsili yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, dava konusu imar parselinin 2981 sayılı Yasanın 10/c maddesine göre hak sahiplerine dağıtılmak üzere, Hazine tarafından bedelsiz olarak Belediyeye devredildiği, davalının da Belediyeden bu taşınmazı satın aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Daha sonra, davalının eşi ... adına Yapı Kontrol Müdürlüğü İmar Affı arşivinde yapılan araştırmada başka bir parselin davalının eşi adına tahsisi yapıldığının anlaşılması üzerine tapu tahsis belgesinin 2981 sayılı Yasanın 13/b maddesine aykırılık nedeniyle aynı yasanın 10/d maddesi gereğince davalı adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptaline karar verilmiş ancak davalının taşınmazı 3. kişiye satması nedeniyle taşınmazın tapusu davacı tarafa intikal etmemiştir.Davalının satışta yasal koşulları taşımaması nedeniyle hak sahibi olmadığı halde, yasal düzenlemeler ve satış koşullarına uygun düşmeyen davalı beyanı ile taşınmazın satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davalı yanıltıcı beyan ile adına tapu tahsis belgesi düzenlenmesini sağladığından iyiniyetli olarak kabul edilemez. O halde, taşınmazın ifanın imkansızlığının öğrenildiği tarihteki rayiç değerinden davalının taşınmaz için ödediği bedelin güncellenmeden ödediği miktar kadar düşülmesi suretiyle mahsup edilerek alacağın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.