Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali, olmazsa saklı paya tecavüz sebebiyle terekenin tespiti ile tenkis istenilmiştir. Mahkemece davanın HMK.nun 150/6.maddesi uyarınca açılmamış sayılması cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Mahkemece, davanın yapılan yargılaması neticesinde; dava dosyasının ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle HMK'nun 150/6.maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına dair kararı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyanın incelemesinde; davanın 09.03.2010 tarihinde açıldığı, 19.01.2012 tarihinde ilk kez takipsiz bırakıldığı ve ardından yenilenerek 31.05.2012 tarihinde, daha önce bir defa daha takipsiz bırakıldığından davanın HMK.'nun 150/6.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.HMK.nun 150/6.maddesi “İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde dava açılmamış sayılır” hükmünü içermektedir.Bu durum karşısında, ilk yenilemeden sonra henüz bir kez takipsiz bırakılan davanın anılan madde hükmü yanlış yorumlanarak açılmamış sayılmasına karar verilmesi (somut olayda HMK.nun 320/son maddesi de uygulanamayacağından) doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.