Dava dilekçesinde toplam 23.500 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davacının oto alım-satım işiyle iştigal ettiğini, işyerine gelen ... isimli (sahte kimlikli) kişi ile araç satın almak için anlaştıklarını, davalı notere gittiklerini ve 20.11.2009 tarih ve 14694 yevmiye sayılı araç satış sözleşmesi düzenlendiğini, satıcının sunduğu kimliğin noterlikçe özenle incelendiğinde yapılan karşılaştırma sonunda anlaşılabilecek sahtekarlığın anlaşılmadığını, aracın çalıntı kaydını koyan ... Polis Karakoluna teslim edildiğini belirterek, araç bedeli olan 22.500 TL ve harcanan 1000 TL tutarındaki zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; iddiaların yersiz olduğunu, gerekli özenin gösterildiğini, kimlik üzerinde yazan ve genelgeye uygun sorgulamada eksiklik tespit edilemediğini, kimliğin iğfal kabiliyetini haiz olması nedeniyle davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; kimlik fotokopisi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi esas alınarak, iğfal kabiliyetini haiz nüfus cüzdanını kullanan 3.kişinin bu eylemi ile illiyet bağı kesildiği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.Noterlik Yasasının 162.maddesine göre noterler, yaptıkları işlemlerden doğan zararlardan kusursuz sorumlu olup, zarar gören, noterin kusurlu olduğunu kanıtlamak zorunda değildir. Zarar görenin, zarar ile noterin eylemi arasında nedensellik bağı bulunduğunu kanıtlaması yeterlidir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden, noterlikte yapılan satış işleminde kimlik bilgileri kullanılan ...'ın kimlik bilgilerinin mernis kayıtları ile örtüşüp örtüşmediği araştırılıp doğrulanmadan, kimlik tespiti hususunda yeterli araştırma yapmayan davalı noterin bu eylemi ile davacının uğradığı zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunduğundan, davalı noterin, uğranılan zararın kapsamı belirlenerek sorumlu tutulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.