Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacı lehine hükmolunan 200 TL yoksulluk nafakasının 800 TL'ye artırılmasını istemiştir.Davalı, emekli maaşı dışında gelirinin olmadığını, kızlarının sigortalarını yatırdığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yoksulluk nafakasının 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.TMK'nun 175.maddesinde “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer tarafın mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.” 176/4.maddesinde de “tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”Taraflar ... Aile Mahkemesi'nin 10.09.2009 tarih 2007/190E-2009/499 Karar sayılı ilamıyla boşanmışlardır. Boşanma davası devam ederken, mahkemenin 30.03.2006 tarihli ara kararıyla davacı kadın lehine aylık 100 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiş, 10.09.2009 tarihli ilamla 200 TL yoksulluk nafakasına hükmolunmuş, tarafların temyiz istemi sonucunda 10.05.2011 tarihli Yargıtay ilamıyla kadın lehine hükmolunan 200 TL yoksullluk nafakası kesinleşmiştir.İş bu dava ise 12.08.2011 tarihinde açılmıştır.Yapılan sosyo-ekonomik durum araştırmasından davacı kadının ev hanımı olup çalışmadığı, kira vermediği; davalının ise 930 TL emekli maaşının olduğu, çiftçilik yaptığı yıllık 2.100 TL icar gelirinin olduğu, miras hisseli taşınmazlarının bulunduğu ve oturduğu evin kendisine ait olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre; tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktar çok olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır. Mahkemece, endekse göre uygun bir miktarda nafaka artışına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.