EK KARAR SAYISI: 2021/866 E., 2021/1246 K.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 02.09.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1246 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/117 Esas, 2020/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1246 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan karara yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.09.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1246 Karar sayılı ek kararı ile Cumhuriyet savcısının temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın 2017 yılında kamu görevinden çıkarıldığı, bu nedenle suç tarihinin 2017 tarihi olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulama alanı bulması nedeniyle verilen ek kararın yok hükmünde olduğu, sanığın tüm dosya kapsamı ile atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.

2. Katılanlar vekillerinin dilekçelerinin itiraz niteliğinde olduğu ve itirazlarının ilgili mercii tarafından değerlendirildiği, herhangi bir temyiz taleplerinin olmadığı anlaşılmıştır.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2022 tarihli ve 2022/11-436 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararında "...
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf istemlerinin usülden reddi kararına itirazların mercisince reddine karar verilmek suretiyle söz konusu hükmün kesinleşmiş olması karşısında TCK'nın 158/3. maddesinin inceleme konusu dosya bakımından uygulanma imkânı bulunup bulunmadığına ilişkin uyuşmazlık konusunun değerlendirilmesine gelince; ... Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık A.B. hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle ... 29. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/154 esasına kayıtlı kamu davasının açıldığı, ... 29. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine karar verildiği, hükmün katılan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu hükmün de yine Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince CMK'nın 286. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer alan, on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesinin temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, sanık hakkındaki iddianamenin anlatım kısmında, nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin sevk maddeleri arasında TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının talep edilme nedeninin açıkça belirtilmediği, söz konusu fıkranın dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte ya da suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi olmak üzere yalnızca iki durumda uygulanabileceği, inceleme konusu dosyada sadece bir sanığın olduğu ve sanık hakkında ayrıca sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan da kamu davası açıldığı dikkate alındığında TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının, dolandırıcılık suçunun suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi nedeniyle talep edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, diğer yandan dolandırıcılık suçunun 3713 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince terör amacıyla işlenen ve bu nedenle cezasında artırım yapılması gereken suçlar arasında sayılmadığı ve Yerel Mahkemece sanık hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan ... ile inceleme dışı katılan ÖSYM Başkanlığı vekillerinin istinaf istemlerinin usulden reddine ilişkin hükümlere katılan ... inceleme dışı katılan vekillerinin itirazlarının mercisince reddine kesin olarak karar verildiği ve bu nedenle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK'nın 158. maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanma imkânının kalmadığı, inceleme konusu dosya bakımından sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin istinaf isteminin reddi kararının temyiz kanun yoluna tabi olup olmadığının belirlenmesinde TCK'nın 158/1-e ve son maddesinin dikkate alınması gerektiği, suç tarihinde söz konusu maddede üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası öngörüldüğü ve CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrasında on yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlarının temyiz edilemeyeceği hususları nazara alındığında; sanık A.B. hakkında Yerel Mahkemece TCK'nın 158/1-e maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen dosyada; sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun gerektirdiği cezanın belirlenmesinde TCK'nın 158/3. maddesinin bu sanık yönünden dikkate alınamayacağı ve Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının temyiz kanun yoluna tabi olmadığı kabul edilmelidir.
..." gerekçeleriyle açıklandığı üzere, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sayılı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.09.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1246 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.