SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 16.11.2009 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2010 tarihli ve 2009/878 Esas, 2010/72 Karar sayılı kararıyla sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yargılama yapılması ihtimaline binaen görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2010/97 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararıyla sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin; ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve kararın bozulmasına ilişkindir.
Mahkemenin Kabulü
Tüm dosya kapsamına göre sanığın, mağdure ve ailesiyle olay öncesinde tanıştığı, sanığın olay öncesinde birlikte yaşadığı tanık ....'ye ulaşamaması üzerine mağdurenin amcasından bu konuda yardım istediği ve telefonla aradığı, bu aramalar sırasında mağdureyle telefonda konuştuğu, birlikte yaşadığı ....'nün telefonunu ve adresini öğrenmek için mağdure ile irtibata geçip buluştuğu, yargılama sırasında sanık savunmasında her ne kadar kabul etmemişse de mağdure ve beyanlarını doğrulayan tanıklar ...., .... beyanları ile tanık ....'nin olayın hemen arkasından soruşturma aşamasında verdiği kolluk beyanına göre sanığın mağdureyi arkadaşı olan tanık ...'in evine götürdüğü, bir müddet sonra tanık ... ve tanık ...'nin evden ayrıldıkları, bir müddet sonra evin sahibi olan tanık ...'in de geldiği, tanık ... ve mağdurenin tutarlı beyanları ile bu beyanları doğrulayan sağlık raporları doğrultusunda sanığın evde bulundukları sırada mağdureyi bir odaya götürüp kapıyı kilitlediği, mağdurenin boynunu öpüp göğüslerini sıktığı ve mağdurenin üzerine abanarak cinsel saldırısına devam ettiği, tatmin olduktan sonra mağdureyi bıraktığı, bu suretle suç tarihinde on altı yaşında olan mağdureye yönelik olarak hürriyetten yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği, mağdurenin ailesinin sanık hakkında sanığın mağdureyi serbest bırakmasından önce sanık hakkında şikayetçi olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu madesinin uygulanamayacağı dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2010/97 Esas, 2015/127 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.