HÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli, 2015/2534 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık ... hakkında kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Sanık ...'nin ise hapisten çevrili 6.000,00 TL ve gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri
Münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararına ilişkin olup, sanık ...'ın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ...'nin Temyiz Sebepleri
Sanık ...'nin hükmü temyiz sebebi göstermeksizin temyiz ettiği anlaşılmıştır.
1.Kolluk görevlileri tarafından ... adlı iş yerinde cep telefonu ve cep telefonu aksesuarları satışı ile ilgili olarak icra edilen uygulama sırasında, 6/2 numaralı açık tezgahın başında sanıklardan ...'ın olduğunun görüldüğü, sanık ...'ın kolluk görevlilerine tezgahta bulunan cep telefonu ve aksesuarların faturasının olup olmadığını bilmediğini, tezgahta emaneten bulunuyor olduğunu, tezgah sahibinin diğer sanık ... olduğunu belirttiği, bunun üzerine görevliler tarafından yapılan araştırmada da söz konusu tezgahı sanık ...'nin işlettiği bilgisine ulaşıldığı ve sanık ...'ın huzurunda yapılan incelemede 22 adet kaçak cep telefonu ile 10 adet bataryanın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık ...'ın savunmasında; tezgahın arkadaşı olan diğer sanık ...'ya ait olduğunu, kendisinin ara sıra arkadaşına yardımcı olduğunu, olay tarihinde de arkadaşına yardımcı olmak için orada bulunuyor olduğunu, telefonların kaçak olduğunu bilmediğini belirttiği, sanık ...'nın savunmasında; olay tarihinde Bursa iline eşini almaya gittiğinden sanık ...'ı iş yerine emaneten bıraktığını, iş yeri ve ele geçen eşyaların kendisine ait olduğunu ancak telefonların kaçak olduğunu bilmediğini belirttiği anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
1.Sanık ...'ın aşamalardaki istikrarlı savunmaları, diğer sanık ...'nin sanık ...'ı doğrular mahiyette beyanda bulunması ve olay sırasında kolluk görevlilerince yapılan araştırmada da tezgahın sanık ...'ya ait olduğunun belirlenmesi karşısında; sanık ...'ın savunmasının aksine eyleme iştirak ettiğine, eşyaların kaçak olduğunu bildiğine dair kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması ve diğer sanık ...'ye ait gerekçe bölümünde izah edileceği üzere arama işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Dava konusu kaçak cep telefonlarının açıkta bulunan tezgahtan ele geçirildiği anlaşılmakta ise de; cep
telefonlarının kaçak olup olmadıklarının ilk bakışta anlaşılmasının mümkün olmaması, kaçak olduklarının tespiti için en azından imei numaralarının belirlenerek sorgulanması gerektiği cihetle;
Sanık ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın savunmasında atılı suçu inkar etmesi karşısında, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil(eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetildiğinde, beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2015/2534 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2015/2534 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'nin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi.