SUÇLAR: Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Şefaatli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 11.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve dolandırıclık suçlarından cezalandırılması talep olunmuştur.

2. Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli, 2016/67 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararı ile sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 4 yıl 6 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, dolandırıcılık suçundan ise 2 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Atılı suçların yasal unsurları oluşmamasına rağmen sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın adına kayıtlı 850 *** 87 88 numaralı telefondan aranan katılana "İş Bankasından arandığı, kendisine sunmuş oldukları bir yıl ücretsiz özel hastane hizmetini iptal etmek isteyip istemediği" söylenerek bilgilerinin alındığı ve akabinde kartından 904,78 TL harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.

2. Katılana ait İş Bankası 4543 **** **** 5788 numaralı kredi kartından, 09.12.2015 tarihinde, DLUX KYIV UA'dan, Ukrayna HRYVNIA(Ukrayna para birimi) karşılığı 904,78 TL'lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.

3. Katılanı arayan 850 *** *87 88 numaralı hattın sanık adına kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.

4. Katılan ile yapılan görüşemeye ilişkin ses kaydının incelenmesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda, katılana müşteri temsilcisi ile yapılan görüşmeye istinaden arandığı söylenerek, asistanlık hizmeti olan 200,00 TL'nin karttan tahsiline onay verip vermediğinin sorulduğu, katılanın onaylıyorum demesi üzerine görüşmenin sonlandırıldığı belirtilmiştir.

A. Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin

1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosyadaki olgular itibari ile; sanığın adına kayıtlı, 850 *** ** 88 numaralı telefondan aranan katılana "İş Bankasından arandığı, kendisine sunmuş oldukları bir yıl ücretsiz özel hastane hizmetini iptal etmek isteyip istemediği" söylenerek kart bilgileri ve şifresinin alındığı, akabinde İş Bankası 4543 **** **** 5788 numaralı kredi kartından, 09.12.2015 tarihinde, DLUX KYIV UA'dan, Ukrayna HRYVNIA(Ukrayna para birimi) karşılığı 904,78 TL'lik harcama yapıldığı, katılanı arayan hattın sanık adına kayıtlı olduğu sabittir.
Sanık her ne kadar "Çağrı Merkezi işlettiğini, check up hizmeti sattıklarını, müşterilerin arandığını, hizmet paketi almayı kabul ederlerse kendilerinden kart bilgilerini aldıklarını ve müşterilerin telefonlarına gelen şifreyi kendilerine söylediğini" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketinde bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, ayrıca hizmet paketi satışı yapan şirketin, alacağını, yabancı uyruklu bir şirketten harcama yaparak elde etmesinin de ticari hayatın olağan koşulları ile bağdaşmadığı, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Diğer Yönlerden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği ve hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Dolandırıcılık Suçuna İlişkin
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Banka veya kredi kartının, kanunlarda suç olarak düzenlenen eylemlerle ele geçirilmesi ve şartların varlığı halinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrasındaki suçun yanında ayrıca hırsızlık, dolandırıcılık ya da yağma gibi suç oluşabileceğinin kabul edildiği nazara alındığında;
Sanığın, mağdura ait maddi değeri olmayan kredi kartı bilgilerini telefon vasıtası ile öğrenme şeklindeki eyleminin, banka veya kredi kartı bilgilerinin kişisel veri niteliğinde olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 136 ncı maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, ancak somut olaydaki gibi, bu bilgilerin kullanılarak haksız yarar sağlanması durumunda ise geçitli suç özelliğinden dolayı sadece 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçun oluşacağı gözetilmeden; sanık hakkında ayrıca dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A.Başkasına Ait Banka Veya Kredi Kartının İzinsiz Kullanılması Suretiyle Yarar Sağlama Suçuna İlişkin

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli, 2016/67 Esas, 2016/144 Karar sayılı sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Dolandırıcılık Suçuna İlişkin

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli, 2016/67 Esas, 2016/144 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.