İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2014/234 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararı ile; kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2020/780 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca aleyhe istinaf bulunmadığından haksız tahrik yönünden eleştirilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... hakkında ... Cumhuriyeti'nde olayla ilgili soruşturma yapıldığı, ancak hakkında bir hüküm verilmediği olay sonrası Türkiye'ye kaçmış olması, Türkiye 'de bulunması ve Türk vatandaşı olması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 11 ve 12 nci maddeleri uyarınca maktul ...'yi kasten öldürme suçundan yürütülen yargılamada; sanık ...'ın oğlu tanık olarak dinlenilen ... ile maktul ... arasında ticari anlaşmadan kaynaklı uyuşmazlık bulunduğu, maktul ...'in de Türk vatandaşı olduğu, ... Cumhuriyeti'nde devamlı ve ... süreli olarak ikamet ettiği, tanık ...'nın beyanlarından da anlaşıldığı üzere sanık ...'ın, oğlu ...' e maktul ...'i öldüreceğini söylediği, ... ile sanık ...'ın 28.12.2012 tarihinde birlikte ... (...) şehrine gittiği, 18.00-18.30 saatleri arasında İzgrev semtine ulaştıkları, burada ...'in dost hayatı yaşadığı ... babası ... ile görüşüp kendisinden yardım istedikleri, ...'un kabul edip bir grup insan toplayarak ...'in ''..." adlı işyerine gittikleri, sanık ...'ın maktul ... ile aralarındaki para anlaşmazlığını konuşmaya başladıkları, konuşmaların daha sonra ses yükselmesine geçtiği, daha sonra sanık ... ve ... ile maktul ... ile birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri ve vurmaya başladıkları, ... ile sanık ...'ın elinde bulunan demir çubukla maktul ...'in kafasına ve vücuduna vurdukları, maktulün aldığı sert darbe ile yere düştüğü, maktul ...'in hastaneye kaldırıldığı ve aldığı darbeler nedeniyle orada hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından haksız tahrik yönünden yapılan eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik bulunmadığı, maktulden kaynaklanan haksız hareket bulunmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanması hukuka
aykırı ise de aleyhe istinaf bulunmadığından istinaf başvurusunun eleştirilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığ, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.02.2021 tarihli ve 2020/780 Esas, 2021/115 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.