Esastan ret

Taraflar arasındaki TÜRK PATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çok sayıda “...” ibareli markaları bulunduğunu,“... ...” markasının yaygın olarak bilinen tanınmış marka olduğunu, müvekkili ile aynı sektör olan gıda sektöründe faaliyet gösteren davalı Şirket tarafından 2017/120074 sayılı başvuru ile “KEREM ...” ibareli markanın tescili talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığının marka başvurusunun reddine karar verdiğini, ancak davalı Şirketin bu karara itirazı üzerine YİDK'in davalı Şirketin itirazının kabulüne ve başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılmasına karar verdiğini, oysa davalı başvurusuna konu “KEREM ...” ibaresi ile müvekkili adına tescilli muhtelif “...” ibareli markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer hatta birebir aynı olduğunu, davalının marka olarak sonsuz denebilecek seviyede seçim olanağı mevcutken özellikle “...” ibaresinin tercih edilmesinin iltibas ve haksız rekabet şeklindeki kötü niyetin bir göstergesi olduğunu, davaya konu başvurunun 6967 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin 3,4 ve 5. fıkaraları uyarınca tescil engelinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalının başvuru markasının tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket markalarının esas unsurunun “KEREM” ibaresi olduğunu, markalarının 1997 yılından beri “KEREM” ibaresi esas alınmak suretiyle oluşturulmuş bir markalar topluluğu olduğunu ve müvekkilinin “KEREM” esas unsurlu markalar üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğunu, davaya konu markada “...” ibaresinin ürünün doğası gereği karakteristik özelliğini içermesi nedeniyle tali unsur olarak kullanıldığını, tanımlayıcı işaretlerin aynı mal veya hizmeti sunan rakip işletmeler tarafından da serbestçe kullanılmak istenebileceğinden söz konusu işaretlerin marka tescili yoluyla ... bir işletmenin tekeline verilmesinin haksız rekabete yol açacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddin istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin markasını tescil ettirmek istediği 29. sınıfta: “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” mallarının tamamının davacıya ait tescilli markaların koruma kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer olduğu, bu ürünlerin günlük, sıradan, sıklıkla tüketilen, gelir durumu bakımından hususiyet arz etmeyen emtia olması nedeniyle ortalama tüketici kitlesi açısından konu ele alındığında, “...” kelimesinin bu ürünlerin herhangi bir niteliğini ortaya koymadığı, bu ürünlerin benzerlerinden ayırt edilmesini sağlayacak bir vasıf belirtmediği, her ne kadar ürünler “...” ... ise de bu sektördeki tüm ürünlerin ortak niteliği olup ürüne özgü, onu benzerlerinden ayıran ve tüketici zihninde doğrudan ürünün bir özelliği olarak algılanan bir işlevi işaret etmediği, esas unsurun "..." ibaresi olduğu, davacı markalarında bulunan esas unsur konumundaki "..." ibaresinin süt ve süt ürünleri sektöründe tanınmış marka niteliğini haiz olduğu, taraf markaları arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik olduğu, davalı şirketin kazanılmış hakkı bulunduğu iddiasının yerinde bulunmadığı, kötüniyetli marka başvurusunda bulunduğuna ilişkin somut deliller sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2019-M-5039 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/120074 numaralı "KEREM ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili markalarının esas unsurunun "Kerem" ibaresi olup bu ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunduğunu, davaya konu "KEREM ..." markasında ... ibaresinin ürünün doğası gereği karakteristik özelliğini içermesi nedeniyle tali unsur olarak kullanıldığını, davaya konu markaların da bir süt ürünü olan peynir ürününde kullanılıyor olmaları göz önünde bulundurulduğunda ürün ile uyumlu ve peynir ürününün bizzat kendi rengini belirten ... ibresinin markada kullanılması cins, çeşit, vasıf, kalite vb. özellikleri belirtmesi nedeniyle markaya herhangi bir ayırt edicilik niteliği kazandırmadığını, "..." ibaresini içeren markalar bakımından ... renk üzerinde herhangi bir firmaya tekel hakkı tanınması mümkün olmadığını, kaldı ki ... ... markası ... markasının alt markası niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin ürün ambalajı ve ... ibaresinin ambalaj üzerindeki yerleştirilme şekli düşünülerek bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ... ibaresi dikkat çekici ve ayırt edici unsur olarak algılanmayacağını, davacı markaları ile davaya konu kerem ... markası arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı TÜRK PATENT vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, Kurum kararının hukuka uygun verildiğini, markalar arasındaki ortak unsurun ... olduğunu, bu ibarenin ayırt ediciliğinin ve ... gösterme fonksiyonunun düşük bulunduğunu, markalar arasında ilişkilendirme olasılığı bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK’nın 6/1 ... maddesine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği, davalı Şirketin KEREM ... ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet gösterilen .../... ... ibareli markaları arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı TÜRK PATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Dava, YİDK iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 6967 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.