Yeniden hüküm kurularak davanın kabulü, davanın reddi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "TAÇ" ibareli tanınmış seri markaları bulunduğunu, davalı Şirketin "TACC-TEL" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK'ın 2017-M-5047 sayılı kararıyla reddediliğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin "TAÇ" ibareli markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğunu, zira dava konusu markadaki asli unsurun "TACC" ibaresi olduğunu, bu ibarenin "TAÇÇ" şeklinde telaffuz edileceğini, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 9. ve 38. Sınıf mal ve hizmetlerin müvekkili markalarının kapsamlarında yer ... mallarla aynı ve benzer olduğunu, diğer taraftan somut olay bakımından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-5047 sayılı kararının iptalini ve dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka işaretleri arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik veya karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, taraf markaları arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkra anlamında bir tescil engelinden söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka ile müvekkilinin TAÇ ibareli markaları arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının asli unsuruna uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunmayan "TEL" ibaresinin eklenmesiyle oluşturulduğunu, taraf markaları arasındaki ... farkın C/Ç harflerinden kaynaklandığını, ancak bu farklılığın markaları hem görsel hem de işitsel olarak birbirinden uzaklaştırmadığını, Türkçe'de "C" harfi ile biten sözcüklerin "Ç" vurgusu ile okunabildiğini, dava konusu markanın da "TAÇÇ" olarak okunacağını, dava konusu markanın müvekkilin seri markalarından biri olarak algılanmasının kaçınılmaz olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin müvekkilinin itirazına mesnet markaları kapsamında yer aldığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği gibi itibarına ve ayırt ayırt ediciliğine de zarar verebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ibarenin "TACC-TEL" olduğu, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği zayıf olduğu, başvurunun asli unsuru "TACC" ibaresinden olduğu, taraf markaları arasında asıl unsurları itibariyle mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu,
2- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek olmadığı,
3- Diğer taraftan davacı somut olay bakımından mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de dava konusu başvuru kapsamındaki tüm mallar bakımından iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden Dairemizce davacının bu iddiası yönünden inceleme yapılmadığı belirtilerek dava konusu başvuru ile davacının markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında 9. ve 38. sınıfta yer ... tüm mal ve hizmetler bakımından mülga 556 sayılı KHK 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle, dava konusu markanın görsel olarak düz yazı ile "TACC-TEL" ibaresinden oluştuğu, davacı markaların asli unsurunun "taç" ibaresi olduğu, başvuru markasında yer ... " tel" ibaresi ortalama seviye tüketici açısından telefon/telefon operatörü olarak düşünülecek nitelikte olduğu, davacı markalarında asli unsurun yanında yer ... unsurlar ise tekstil alanındaki sözcük ve şekillerden oluştuğu, telaffuz açısından "tac tel(c harfi uzatılarak), İngiliz menşei olarak düşünüldüğünden tak tel olarak telaffuz edildiği, davacı markanın "taç" olarak okunduğu, dava konusu markalar arasından işitsel yönden de benzerlik bulunmadığını, mahkeme kararının gerekçesinin aksine markalar arasında mülga 556 sayılı KHK 8 ... maddesi hükümlerine göre iltibas tehlikesi bulunmadığını belirterek kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Dava, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 8 ... maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen YİDK kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile dördüncü fıkrası.
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "TAÇ" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "'TACC-TEL'" ibareli markasının arasında iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir
Bilirkişi raporu ile dava konusu başvuru kapsamında tescili talep edilen 9. sınıf mallar arasında yüksek dikkat sahibi olmayı gerektirmeyen bazı mallar bulunsa da çoğunluğu itibariyle (laboratuvarda kullanılan ölçme aletleri, ... kurtarma donanımları, radarlar gibi) kapsadığı, söz konusu mallar dikkat seviyesi ortalama tüketiciye nazaran daha yüksek olan bilinçli tüketiciye hitap ettiği, dava konusu markanın görsel olarak düz yazı ile "TACC-TEL" ibaresinden oluştuğu, davacının dayanak markasının asli unsurunun "TAÇ" olduğu, dava konusu başvuru kapsamında tescili talep edilen sınıfın hitap ettiği tüketici kesimi dikkate alındığında gerek bilinçli tüketici gerek ortalama seviyedeki tüketici açısında dava konusu markada yer ... "TEL" ibaresi bu markayı "telefon/telefon operatörü" olarak nitelendirmeye sevk edeceği, diğer bir yandan işitsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle dava konusu markanın telaffuzu "TAC-TELL" ('c' harfi uzatılarak) veya markanın İngilizce menşeili olduğu düşüncesiyle "tak tel" olara telaffuz edilebileceği, taraf marka işaretleri arasında bir benzerlik veya karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığı, davacının tanınmışlığının ev tekstil ürünleri ile sınırlı olduğu, dava konusu markanın koruma el ettiği mal veya hizmetlerin ev tekstil ürünleri ile hiçbir ilgisi veya bağlantısının olmadığı, sınırlı olan tanınmışlıktan kaynaklı herhangi bir imaj transferinin mümkün olamayacağı birlikte değerlendirilmiş olup, taraf markaları arasında mülga 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 4 üncü fıkrasındaki düzenlemeler uyarınca benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı ve bir tescil engelinin olmadığı kabul edilmelidir. Şu halde, itiraza mesnet marka ve başvuru konusu markanın arasında ortalama tüketicileri nezdinde karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunmadığı göz önüne alınarak hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.