Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre, eylemin saat 21.30 sıralarında işlendiği ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143 ve 116/4 maddeleri uygulandığı, suç tarihine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında bu saatin gece olduğundan kuşku bulunmadığı gözetilmeden hüküm fıkrasında eylemin saat 21.00 sıralarında işlendiğinin belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüş; 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK'nın 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden 1 yıl, konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hüküm yönünden ise 1 yıl 8 ay süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili kısımlarda yer alan ''somut dosya ve cezanın niteliğine göre takdiren 1 yıl süre ile" ve "somut dosya ve cezanın niteliğine göre takdiren 1 yıl 8 ay süre ile" şeklindeki ibarelerin çıkartılmasına karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.