Taraflar arasında görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti.'ne ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı ... şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı olan
aracın, yaya olan davacı ...'a çarpması sonucu yaralandığını ve iş göremez halde kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000,00 TL tedavi gideri, 8.000,00 TL bakım gideri ve 500,00 TL iş göremezlik zararının tüm davalılardan ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı malik ve sürücüsünden kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1. Davalı SBN Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kusuru oranında gerçek zarardan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

2. Davalılar ... ve...Demir İnş. Turz. Petrol Hay. Nak. San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının aniden yola fırlaması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemenin 10.02.2015 tarihli ve 2013/299 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararıyla; davacının meydana gelen kaza nedeni ile yaralanarak malul kaldığı, davalı araç sürücüsü ile araç sahibinin işleten sıfatı ile sorumluluklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 500,00 TL maluliyet zararının, 992,33 TL bakım giderinin davalı SBN Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 11.07.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, 8.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve...Demir İnş. Turz. Petrol Hay. Nak. San. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı mirasçılarına eşit hisselerle ödenmesine, davacının tedavi giderine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.03.2018 tarihli ve 2015/8404 Esas, 2018/2604 Karar sayılı ilamıyla; Somut olayda; Ankara Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından belirtilen %17,2 geçici çalışma gücü kaybına göre tazminat hesabı yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak belirlenen maddi tazminata hükmedilmiştir. Dosya kapsamından, davacı ...'ın yaralanmasına neden olan kazaya bağlı maluliyetine ilişkin olarak hazırlanan raporda, maluliyet oranının belirlenmesinde "Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü"nün esas alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının meslekte kazanma gücü oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi tarafından davacının yaptığı iş ve 19.08.2011 olay tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği" esas alınarak ek rapor hazırlanması istenmeli, gerektiğinde aktüerya uzmanından ek rapor alınmalı ve varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.Kaza sonucu kazayı yapan aracın kaza bölgesinden kaldırılması nedeniyle kaza tespit tutanağı tanzim edilmediği, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/1857 sayılı dosyasında 09.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...'ın tali kusurlu, davalı sürücü ...'ın ise asli kusurunun olduğu belirlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı yayanın %75 oranında, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur durumuna ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden çelişkilerin giderilmesi yönünde gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak düzenlenen maluliyet raporu ile %72 oranında malul olduğu, bozma sonrası alınan kusur raporuna göre davacının % 75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu bulunduğu, maluliyet oranı ile kusur oranlarında değişiklik olmaması nedeni ile yeniden hesaba gerek olmadan usulü kazanılmış haklar da dikkate alınarak davanın kabulü ile olayın özelllikleri, davacının yaralanma derecesi, kusur oranları, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hak ve nesafet ilkeleleri gözetilerek kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 500,00 TL maluliyet zararının davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 11.07.2011 kaza tarihinden yasal faizi ile davalılardan tahsil edilerek davacının mirasçılarına (..., ...ve ...) dosya içinde bulunan veraset belgesindeki paylar oranınca ödenmesine, 992,33 TL bakım gideri tazminatının davalı ... yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 11.07.2011 kaza tarihinden yasal faizi ile davalılardan tahsil edilerek davacının mirasçılarına (..., ...ve ...) dosya içinde bulunan veraset belgesindeki paylar oranınca ödenmesine, 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11.07.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılar ... ve...Demir İnş. Ltd. Şti.'den tahsil edilerek davacının mirasçılarına (..., ...ve ...) dosya içinde bulunan veraset belgesindeki paylar oranınca ödenmesine, 4.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur.

1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporları arasında oluşan çelişki giderilmeden verilen kararın hatalı olduğunu, raporda hatalı tespitlere yer verildiğini belirtmiştir.

2. Davalı...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazada kendilerinin kusuru olmadığını, belirlenen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kaza ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının tespit edilemediğini belirtmiştir.

3. Davalı ... temyiz dilekçesinde; meydana gelen kazada kusuru olmadığını, belirlenen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirtmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;
Davacılar vekili, davalı...Demir İnş. Tur. San. Tic. İth. İhr. Ltd. Şti. vekili ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.