Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin 19/09/2013 tarihli kararında, suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında verilmiş her hangi bir hüküm bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 14/04/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 05/05/2011 tarihinde kesinleştiği, üç yıllık denetim süresi içerisinde işlediği ileri sürülen suçtan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılama sonucunda İstanbul 27. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/709 E - 2012/1718 K sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunduğu, anılan kararın 02/01/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakta ise de; 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin o tarihte yürürlükte olan 5. fıkrasına göre tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde suça sürüklenen çocuk hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu kapsamında açılmış olan davanın düşürülmesine karar verileceği hususu dikkate alınarak, bu karar nedeni ile hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı ancak, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydının incelenmesinde; deneme süresi içinde 20/11/2012 tarihinde işlediği suç nedeniyle Mersin 4. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17/07/2013 tatih 2013/181 E – 2013/956 K sayılı mahkumiyetinin 10/09/2013 tarihinde kesinleştiği ve hükmün açıklanması koşulları oluştuğundan, hükmün açıklanmasını gerektirmeyen karar nedeniyle hükmün açıklanması sonuca etkili görülmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Soruşturma ve kovuşturma evrakının tamamının, Yargıtay denetimine elverişli aslı veya onaylı örnekleri dosyaya konulmaksızın eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ...’ın soruşturma aşamasında alınan savunmasında, tanık İsmail'in kendilerine bağırması üzerine çaldıkları muzu atıp kaçtıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; bu husus tanık İsmail ve mağdura sorulup, hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı tartışılmadan eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 20/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.