CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Gerekçeli karar başlığında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" olarak gösterilen suç türünün, 'nitelikli dolandırıcılık" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ...'ın olay tarihinde hamile olduğu ve rahatsızlandığı, sanıkların 22/02/2011 tarihinde ... Hastanesi'ne gittikleri, adı geçenin sosyal güvencesinin olmaması ve maddi imkanlarının yetersiz olması nedeniyle hastaneye kayıt sırasında sanık ...'a ait kimlik bilgilerini bildirmek suretiyle gebe izlemi yaptırdığı, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı CMK'nın 193. maddesine yanlış anlam verilerek sanık ...'ın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.