İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılmak suretiyle zamanaşımı nedeniyle düşme
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1.Suça sürüklenen çocuğa atılı eylemin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği onbeş yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise yirmiiki yıl altı aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, suça sürüklenen çocuk suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmamış olduğundan zamanaşımı sürelerinin 10 yıllık olağan, 15 yıllık olağanüstü
zamanaşımı süreleri olarak uygulanması gerektiği,
2.Yukarıdaki bentte belirtilen hususlar karşısında incelemeye konu dosya kapsamında gerek olağan gerekse olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.