Esastan ret

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/59428 sayılı 30. sınıf malları kapsayan "Mutlukovan" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı Şirketin "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalı Şirketin yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiğini, oysa müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin olmadığını, zira davalının mesnet markalarının "..." esas unsurlu olduklarını, müvekkili markasının ise "mutlukovan" şeklinde bulunduğunu, müvekkili markasının ... renk ve düz fonda oluşturulduğunu, davalıya ait markaların ise elips şeklinde bir kırmızı şekil içerisine yazılmış "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresinin kırmızı çerçeve içerisinde ... renkle eğik bir yazı stili ile yazıldığını, markaların görsel anlamda farklı olduğunu, işitsel açıdan müvekkili markasında vurgunun "kovan" ibaresinde toplandığını, anlamsal açıdan da "..." ibaresinin "mutluluğa erişmiş olan" anlamına geldiğini, ilgili hizmet sınıfında birçok şirket tarafından kullanıldığını, bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunduğundan bahsedilemeyeceğini, markalar arasındaki bu belirgin farklılıkların ortalama tüketici bakımından yanılmaya yol açmayacağını, ilgili ... nezdinde "..." ibaresinin zayıf bir marka olarak algılanacağını, müvekkili şirketin "mutlukovan" ibaresini taşıyan birden fazla markasının bulunduğunu, bu sayede bir seri marka yaratma çabasında olduğunu, davalı tarafın "..." ibaresinin tanınmış marka olarak tesciline ilişkin yaptığı talebin TÜRK PATENT tarafından reddedildiğini, dolayısıyla Kurumun anılan markanın tanınma düzeyini yüksek kabul etmediğini, davalının kötü niyetli olduğunu, Kurum nezdinde yüzlerce "..." ibaresinin yer aldığı başvuru olduğu halde, davalının müvekkili markasına itiraz ettiğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-3289 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresi bakımından gerek tescilli ticaret unvanı, gerek tescilli markaları gerekse de ... adı kullanımı neticesinde ... ve ... hak sahibi olduğunu, bu ibare etrafında seri marka yarattığını, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde anılan marka ile müvekkili markaları arasında işletmesel bağlantı kurulma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava konusu markanın hakim unsurunun müvekkili markaları ile benzer bulunduğunu, "kovan" ibaresi dışındaki harflerin ortak olduğunu, anılan markaya kovan ibaresinin eklenmesinin markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırmayacağını, markaların görsel, fonetik, anlamsal açıdan benzer olduklarını ve iltibas yarattıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 2018/59428 sayılı marka başvurusu kapsamında yer ... 30. sınıf emtia bakımından, taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer emtiayı kapsadıkları, taraf markalarını oluşturan işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan yoğun bir benzerliğin mevcut olduğu, emtia ve işaretler arasında var olan bu ... benzerliğin işaretler arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek düzeyde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, Mahkemenin bilirkişi raporunu gerekçeli karara aynen geçirerek raporu karar haline getirdiğini, bilirkişi heyetinin hakim yerine hareket ederek karar verdiğini, bunun sonucu olarak hukuki dinlenilme haklarının ve kararların gerekçeli yazılması gereğinin ihlal edildiğini, kararın Anayasa'nın 141 nci maddesi anlamında bir gerekçe taşımadığını, davalının markasının tanınırlığından faydalanma amacı olduğundan bahsedebilmek için davalının markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanmış olması gerektiğini, müvekkili şirket markasının ... yıllardan beri kullanıldığını ve satıldığı mağazanın Türkiye çapındaki tanınırlığı düşünüldüğünde tanınmış marka statüsüne kavuştuğunun ortada olduğunu, ayırt ediciliği düşük ve kullanılma amacı geldiği asıl kelimenin anlamını güçlendirmek olan "..." kelimesinin ... unsur olarak alınmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "mutlukovan" ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı ve bu ibarenin, dava konusu başvuru kapsamında yer ... 30. sınıf mallar yönünden ayırt edici olduğu, bu haliyle başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, davanın marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğundan, davacı markasının kullanılmasının ya da tanınmış olmasının işbu uyuşmazlığa etkisinin olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.