SAYISI: İHK-2021/24972

SAYISI: K-2021/67230

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.10.2020 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini beyan ederek 5.100,00 TL hasar bedelinin yasal faiziyle birlikte davalı ... kuruluşundan tazminini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçe teminat limitinin tamamını tüketmeden dava açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının daha önce sürekli maluliyet tazminatı talebiyle açtığı davada zararının tam olarak belirlendiği ve bu nedenle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; başvurularının usule uygun olduğunu ve başvurunun kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacı tarafından yapılan başvuru sırasında davanın belirsiz alacak davası olarak açılmadığı, bu nedenle kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, 5.100,00 TL hasar bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının ZMSS poliçe limitinin tamamını tüketmeden dava açamayacağını, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin gerçek hasar bedelini yansıtmadığını, hesaplanan hasar miktarına servis iskonto bedelinin uygulanması gerektiğini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini, vekalet ücretinin hatalı olarak tespit edildiğini, bu nedenle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85,89 ve 91 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.