HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, soyut gerekçeler ile alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; kararın mağduriyetine neden olduğuna, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine veya para cezasına çevrilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir.
Olay tarihinde önleme arama kararına istinaden sanığın sürücüsü olduğu temyiz dışı sanık ...nın da içinde bulunduğu araçta gerçekleştirilen aramada 2.950 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir.
Sanık savunmalarında atılı suçlamayı ikrar etmiş,kendisine bildirilen gümrüklenmiş değerin iki katını ödemeyeceğini beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın sürücüsü bulunduğu araçta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi ve savunmalarında suçu ikrar etmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Cezada kazanılmış hak gözetilirken sanık hakkında netice ceza belirlendikten sonra infazın cezada kazanılmış hakkı oluşturan hükümde belirlenen netice ceza üzerinden yapılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi yerine, sanığın cezada kazanılmış hakkı oluşturduğu kabul edilen ceza miktarı ile cezalandırılmasına karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ile müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından (5,7) numaralı fıkraların çıkartılarak 5 numaralı fıkranın yerine gelmek üzere hükme ''1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın, 18.03.2015 tarihli hükümde tayin olunan 3 yıl 4 ay hapis ve 12.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.