Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 75.757,56 TL ecrimisilin 31.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, Ağustos 2006 tarihinden itibaren müvekkili idareye ait taşınmazın davalı tarafından haksız şekilde işgal edildiğini, davalı yanla 01.03.2013 tarihinde bir yıllık kira kontratı yapıldığını ileri sürerek, kira kontratının düzenlendiği tarih öncesi dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.290 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, ikinci cevap dilekçesiyle zamanaşımı def’inde bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 75.757,56 TL ecrimisilin 31.12.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.

1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, eldeki davanın 22.07.2014 tarihinde açıldığı, Mahkemece 01.03.2008 - 01.03.2013 tarihleri arası dönem için ecrimisil hesaplandığı sabittir.
Somut olayda, davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu da dikkate alınarak, Mahkemece dava tarihinden 5 yıl geriye gitmek suretiyle bulunacak tarih ile davacının talep sonu arası dönem için, ecrimisil hesaplanması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.

Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.