Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığının "suç" bölümünde sehven yazılan "resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme, resmi belgede sahtecilik" suç isimlerinin gerekçeli karar başlığından çıkarılmasının mahallinde yapılması yine gerekçeli karar başlığında eksik yazılan suç tarihinin, defter ve belgelerin ibrazına ilişkin istem yazısının 19.04.2012 tarihinde tebliğ edilmesinden itibaren 15 günlük sürenin bitimi olan 03.05.2012 olarak düzeltilmesi, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, tekerrüre esas alınan ilamın “ Gaziantep 3. Asliye ceza mahkemesinin 2006/234 Esas, 2006/1142 Karar sayılı ilamı” yerine sehven “Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/818 esas sayılı ilamı” şeklinde yazılması maddi hata niteliğinde olup, mahallinde mahkemesince düzeltilmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
A) Defter ve belge gizleme suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA,
B) 2008 yılında sahte fatura kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi:
1- 5271 sayılı CMK'nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamade açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; sanık hakkında vergi suçu raporu ve dava şartı olan mütalaaya uygun olarak, "2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme" suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında “sahte fatura kullanma” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan "2008 takvim yılında sahte fatura kullanma" suçundan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3,5271 sayılı CMK'nin 34/1,230,232 ve 289/1-g. Maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen grüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın fiillerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
10.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.