Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet aşsavcılığı
İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 01.07.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.09.2021 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2021 tarihli ve 2021/112582 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2021 tarihli ve KYB-2021/112582 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
”... İzmir İnfaz Hakimliğinin 23/07/2019 tarihli ve 2019/4407 esas, 2019/4551 sayılı kapalıya iade kararının sanığa 21/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ancak anılan kararın sanığa tebliğinden daha önce, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat Masasının 18/09/2019 tarihli ve 2019/7-6323 ilamat, 2019/269 sayılı kararıyla infaza konu 5 aylık hapis cezasının askerlik sonuna kadar ertelenmesine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir ."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde; İzmir Buca Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'nın denetimli serbestlik tedbirini ihlal etmesi sebebiyle hakkında kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilerek, kararın tebliğine rağmen iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı gerekçesiyle sanığın yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de, dosyada mevcut İzmir İnfaz Hakimliğinin 23.07.2019 tarihli ve 2019/4407 Esas, 2019/4551 sayılı kapalıya iade kararının sanığa 21.08.2019 tarihinde MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tebliğ edildiği, ancak Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat Masasının 18.09.2019 tarihli ve 2019/7-6323 ilamat, 2019/269 sayılı kararına göre, hükümlünün 18.07.2019 tarihinde Eskişehir İl Jandarma Komutanlığında askere alındığı ve infaza konu 5 aylık hapis cezasının muhtemel terhis tarihi olan 18.01.2020 tarihine kadar ertelenmesine karar verilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, askerlik hizmetinde bulunduğu süre içinde MERNİS adresine yapılmış olan geçersiz tebligata rağmen en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmadığı gerekçesi ile yargılamaya devam edilmesi yasaya aykırı olduğundan, kanun yararına bozma talebi öncelikle bu yönü ile ve değişik gerekçe ile yerindedir. Hükümlerin bu nedenle atılı suç uyarınca cezalandırılamayacağı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca;
"Suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, bu suçtan hükmedilen cezanın infaz edilmemesine"
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12.2023 tarihinde karar verildi