3. KİŞİ TARAF DEĞİL: ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.
BORÇLU TARAF DEĞiL: Yaşar Yıldırım

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli ve 2017/938 Esas, 2018/700 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı Üçüncü kişi ... İnşaat Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Alacaklı vekili, talimat haczinde üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması üzerine itirazda bulunduklarını, İcra Müdürlüğünce istihkak iddiası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, bu kararın açıkça kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İcra Müdürlüğünün işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince,dosya üzerinden yapılan incelemede istihkak iddiasında bulunan şirket yetkilisinin borçlu Yaşar’ın oğlu olduğu, borçlu ve üçüncü kişi şirketin adreslerinin aynı olduğu, üçüncü kişi şirket kurucu ortaklarından ...'ın aynı zamanda borçluyu temsile yetkili olduğu, İcra Müdürlüğünce İİK’nin 97. maddesine göre işlem yapılması gerekirken, İİK’nin 99. maddesine göre işlem yapılması doğru olmadığından şikayetin kabulüne karar verilmiş,kararın üçüncü kişiye tebliği üzerine üçüncü kişi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesince, haciz yapılan adresin ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, haciz sırasında borçlu ve yetkilisinin hazır olmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesince yapılan borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin değerlendirmenin istihkak davasının konusu olduğu, İcra Müdürlüğü tarafından haciz tarihi itibari ile dosya kapsamına uygun düşer şekilde verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, üçüncü kişinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Talep,alacaklının İİK’nin 97. ve 99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet başvurusudur.
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine yapılan takipte 10.11.2017 tarihinde taş ocağında yapılan hacze ilişkin olarak üçüncü kişi Özyıldırım Madencilik … Ltd. Şirketi tarafından 13.11.2017 tarihinde icra dosyasına istihkak iddiasında bulunulması üzerine Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü 2012/16192 Esas sayılı dosyasında aynı tarihte İİK’nin 99. maddesi uyarınca alacaklı vekiline dava açması için süre verilmiş, ardından üçüncü kişinin istihkak iddiası alacaklı vekiline tebliğ edilmiştir. Alacaklı vekili istihkak iddiasına itiraz ederek İİK’nin 97. maddesinin uygulanması ve dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesini talep etmiş ise de İcra Müdürlüğünce alacaklının talebinin, 13.11.2017 tarihinde haczin İİK’nin 99. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilmiş olduğu belirtilerek 28.11.2017 tarihinde reddedilmesi üzerine alacaklı vekili tarafından İcra Müdürlüğü işlemlerine karşı şikayet başvurusunda bulunulmuştur.
Talebe konu 10.11.2017 tarihli talimat haczinin yapıldığı taş ocağında üçüncü kişi şirkete ait tabela görülmüş ise de alacaklı tarafından haciz sırasında borçlu adına haciz adresine ilişkin düzenlenmiş işletme ruhsatı sunulmuş olduğundan hacizli malları borçlu ve üçüncü kişinin birlikte elde bulundurdukları, bu itibarla haczin İİK’nin 97. maddesi uyarınca yapılması gerektiği kabul edilerek alacaklının talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, üçüncü kişinin istinaf talebinin kabulü ile şikayetin reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.