SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2014 tarihli ve 2014/5182 Esas numaralı iddianamesi ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay yıl hapis cezası hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz Sebepleri
Kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın bozulması talebine ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, mağdur ile aynı mahallede oturduğu ve arkadaş oldukları, olay günü mağdurun sanığın kardeşi ... ... ile top oynadığı sırada sanığın yanlarına geldiği ve mağdurun "Sigara içelim" demesi üzerine birlikte evlerinin yanında bulunan ve kullanılmayan boş binanın içindeki bir odaya girdikleri, sonrasında mağdurdan pantolonunu aşağıya indirmesini istediği, mağdurun kabul etmemesi üzerine zorla mağdurun üzerinde bulunan kapri şeklindeki pantolonunu ve iç çamaşırını çekerek aşağıya indirdiği, devamında kendi pantolonunun kemerini açarak pantolonunu ve iç çamaşırını da aşağıya doğru sıyırdığı, ardından mağdurun ellerini arkadan tutarak mağduru duvara dayadığı, sanığın kendi cinsel organını mağdurun poposuna sokmaya çalıştığı, ancak bu sırada sanığın annesinin çağırması üzerine mağduru bıraktığı, bir gün sonra mağdurun olanları annesine anlattığı ve şikayetçi olduğu, olaydan bir gün sonra alınan Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimiği tarafından düzenlenen ve mağdurun anal bölgesinde hematom ile anal fissür mevcut olduğu bilgilerini içeren çocuk cerrahisi uzmanı raporu, İstanbul Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ve elde edilen bulguların fiili livata ile meydana gelebileceği gibi fiili livatanın gerçekleşmediği durumlarda da meydana gelebileceğine ilişkin 15.01.2014 tarihli raporu, mağdurun söz konusu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair raporu birlikte değerlendirilip çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği gözetildiğinde sanığın kanuni unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçeli karar başlığından suç tarihinin 11.09.2013 yerine 12.09.2013 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir bir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
A. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2015 tarihli ve 2014/266 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdur vekili ile sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.12..2023 tarihinde karar verildi.