SUÇLAR: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Beraat

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanığın üzerine atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı hep birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; her ne kadar sanığın kendi kızı olan mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş olması, mağdurenin annesi olan ... ile sanığın resmî olarak evli oldukları ve aralarında boşanma davasının devam etmesi, bu nedenle aralarında husumet bulunması, mağdurenin de annesinin yanında kalması, dinlenen tanıkların da beyanlarında sanığın mağdureye yönelik herhangi bir cinsel davranışta bulunduğuna dair görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını beyan etmeleri dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair kesin ve şüpheden uzak delil elde edilemediği kanaatine varıldığından bahisle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/162 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.