Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde çalışırken haklı nedenle iş akdini sona erdirdiğini, son maaşının net 1.150,00 TL olduğunu ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem tazminatı ile fazla mesai, genel tatil ve yıllık izin ücretleri ile maaş alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının kesintili olarak üç dönem halinde çalıştığını, ilk dönemin emeklilikle sona erip davacının yasal haklarının ödendiğini, ikinci dönemin istifa ile sona erdiğini, üçüncü dönemde ise davacının devamsızlık yaptığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Uyuşmazlık, davacının kesintili çalışma dönemlerinin kıdem tazminatına esas süre belirlenirken birleştirilip birleştirelemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacının, davalıya ait işyerinde kesintili olarak üç dönem çalışması bulunduğu anlaşılmıştır. Esasen bu husus mahkemenin de kabulündedir.
Ancak mahkemece, herhangi bir gerekçe oluşturulmaksızın bu üç dönemdeki hizmet süreleri birleştirilerek kıdeme esas hizmet süresi tespit edilmiştir.
Kesintili çalışmada her bir hizmet döneminin kıdeme hak kazanacak şekilde sona erip ermediği araştırmalı, şayet kıdeme hak kazanacak şekilde sona ermişse hizmet süreleri birleştirilmelidir.
İlk derece mahkemesince; davacının, 10.11.2003-31.08.2008 tarihleri arasındaki ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeni ile son bulduğunun imza inkarı olmayan 07.11.2009 tarihli ibraname ve kıdem tazminatı bordrosu ile ispatlandığı gözetilemeksizin karar verilmiştir.
Davacının, 10.11.2003-31.08.2008 arasındaki ilk dönem çalışmasının emeklilik nedeni ile tasfiye edildiği dikkate alınarak, kıdem tazminatı hesabına bu dönem dahil edilmeksizin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
Davacının, ikinci dönem çalışmasının ise kıdem tazminatına hak kazanamayacak şekilde son bulduğu davalı işverence ispatlanamamıştır. Üçüncü dönem çalışmasının ise işçi tarafından haklı fesih ile sona erdirildiği zaten mahkemenin de kabulündedir.
Dolayısı ile mahkemece yapılacak iş, ilk dönem çalışması dikkate alınmaksızın, ikinci ve üçüncü dönem çalışmalarındaki hizmet süreleri toplamı esas alınarak kıdem tazminatını hesaplayıp hüküm altına almaktan ibarettir.
Hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 10.09.2019 gününde tarihinde oy birliğiyle karar verildi.