Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kadastro sırasında; ... ili .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 149 ada 152 parsel ... 10.343,36 metrekare yüzölçmündeki taşınmaz tarla vasfı ile belgesizden ... çocukları Ö.... D... ve ... adına iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tespit edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların niteliğinin orman olduğunu, bu nedenle orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Davacı .... vekili dava dilekçesinde; hudutlarını belirttiği altı parça taşınmazdan ormana sınırı olan 20 dekar, Yanıkdam Mevkiinde 20 dekar, Köyiçi Mevkiinde 5 dekar, ... Mevkiinde 135 tahrir numaralı 1 dekar taşınmazların mirasbırakan anneleri ....'dan olma ... kaldığını; yine, hudutları yazılı ... mevkiinde 126 tahrir numaralı 4 dönüm ve ... Mevkiinde 3 dekar taşınmazın da mirasbıkan babaları ... oğlu .... olma ...'den müvekkili ... ve diğer mirasçılara kaldığını, hal böyle iken mirasçılardan büyük ağabey...nin bütün taşınmazları tek başına ekip biçmek ve kullanmak suretiyle tasarruf ettiğini ve müvekkili Leyla ve diğer kardeşlerini istifadesine bırakmadığı gerekçesiyle müdahalesinin önlenmesi ve muarazanın giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2013/42 Esas, 2015/3 Karar ... kararı ile davacılar ...'in ve davacılar, ... davasının ve müdahil davacılar ... ...'in davasının reddine, davacı ... İdaresi ve müdahil davacı Hazinenin davasının kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu 149 ada 139,141,147,148,156,161,166,168,169,173 ve 200 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescillerine; dava konusu 149 ada 101,122,123,133,134,152,163, ve 194 parsel ... taşınmazların tespit gibi tescillerine, 149 ada 192 parsel ... taşınmazın tespit malikinin zilyet olduğunun tespitine baraj altında kalması nedeniyle tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, Hazine ve Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2016/10665 Esas, 2018/1732 Karar ... kararıyla Hazine ve Orman İdaresinin dava konusu 149 ada 101,122,123,133,134,163,192 ve 194 parsel ... taşınmazlar yönünden temyiz itirazlarının reddine bu parseller yönünden hükmün onanmasına; 149 ada 152 parsel yönünden ise dava konusu taşınmazın başka dosyada derdest olduğunun anlaşılmakla aynı parsel hakkında açılan davaların maddi ve hukuki irtibat nedeniyle infaza olanak verecek biçimde birleştirilip birlikte görülmesi yasanın amir hükmü olduğundan birbirini yanlış etkiler biçimde farklı sonuçlara meydan vermemek için her iki dosyanın ve aynı parsel hakkında açılmış başka davalar varsa bütün dosyaların, derdest olan dava dosyasında birleştirilmesi, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gereğine değinilerek bozulmuştur.
3. Davacı ... İdaresinin davalılar aleyhine açtığı davada ise ... Kadastro Mahkemesinin 04.11.1998 tarihli ve 1995/79 Esas, 1998/365 Karar ... kararı ile 149 ada 152 parsel ... taşınmazın Zeliha Dilli ve ... adına tescillerine karar verilmiş, hüküm Orman İdaresi vekili tarafından 95,98,137 parsel ... taşınmazlar yönünden temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2001 tarihli ve 2001/4716 Esas, 2001/6658 Karar ... kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş ancak süresi içinde davalı ... (Dilli) ölü mirasçısı ... (Dilli) vekili tarafından kararın düzeltilmesi temyizen istenilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.06.2016 tarihli ve 2015/8511 Esas, 2016/6811 Karar ... kararı ile karar düzeltme dilekçeleri temyiz dilekçesi olarak kabul edilmek suretiyle Orman İdaresi yönünden onama kararının aynen muhafazasına taraf teşkili sağlanmadığından davalı ölü ... (Dilli) mirasçısı ... (Dilli) ve diğer mirasçılar yönünden onama kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesinin 04.11.1998 tarihli ve 1995/79 Esas, 1998/365 Karar ... hükmünün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş, bunun üzerine 149 ada 152 parsel ... taşınmaz yönünden açılan dava dosyaları birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, ... ili ... ilçesi İslam Mahallesi ... Mevkii 149 ada 152 parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... İdaresi vekili ve davacı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davacı ... İdaresi vekili, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu zilyetlikle kazanılamyacağını olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğunun araştırılmadığını, taşınmazın annesi Leyla Akça'ya ait olduğunu ve mirasçıları arasında paylaştırılması gerektiğini, ayrıca taşınmaz üzerinde yirmi yılı aşkın süredir kendi zilyetliğinde bulunduğunu açıklayarak, usul ve kanuna aykırı hükmün bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
Tüm dosya kapsamına, bilirkişi rapor ve krokilerine, kadastro paftasındaki konumuna göre, çekişmeli 149 ada 152 parsel ... taşınmazın dört tarafınnın orman parselleri ile çevrili 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 nci maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 31.05.1970 tarihli ve 531 sıra numaralı Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliği'nin 33/3 ve 19.08.1974 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 40/A ve 30.05.1984 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26/a maddesinde ve 20.11.2012 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliği'nin 16/1-i maddesinde "...6831 ... Kanunun 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaççık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı..." öngörülmüştür.
6831 ... Kanun'un 17 nci maddesi; orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 ... Kanun'un 17/1-2 nci maddesi; "Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü ... ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir" (17.06.2004 tarihli ve 5192 ... Kanun ile değişik hali).
Kanun metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 ... Kanun'un 1 inci maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17 nci maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıkların kazanılamayacağı ilkesini içermektedir ve amacı orman bütünlüğünü korumaktır]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Kanun koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar, özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 45 inci maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarihli ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 tarihli ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 tarihli ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (5304 ... Kanun) 14 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, Kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26 nci maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
İlk Derece Mahkemesince, değinilen yönler gözetilerek taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan davacı ...'nın temyiz itirazlarının reddine davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda (V.C.3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle,
1. Davacı ...'nın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ...'ya iadesine,
Taraflarca 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.