Mahkumiyet
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanık müdafinin temyiz isteği,
1. Suça konu işlemin hukuka uygun bir satış işlemi olduğuna,
2. Sanık tarafından mağdurun iradesinin sakatlanmadığına,
3. Mağdura ilişkin satışın alt bayii tarafından gerçekleştirildiğine,
4. Mağdurun uğramış olduğu zararın sanık tarafından giderildiğinde,
5. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
6. Suçun unsurlarının gerçekleşmediğine ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Dava konusu olay; olay günü 0212 ile başlayan numaradan mağduru arayan şahsın, sigorta paralarının iade edileceğini belirterek mağdura ait kredi kartı bilgilerini ele geçirdiği, ardından söz konusu kredi kartından sanığın sahibi olduğu firma adına 300,00 TL çekim yapılmak suretiyle atılı suçun işlendiği iddiasına ilişkindir.
1. Sanığın sahibi olduğu ... Yaşam Destek ve Organizasyon Hizmetleri LTD. ŞTİ. isimli firma tarafından, sadece mağdur adına kayıtlı HSBC Bankasına ait kredi kartı üzerinden 05.11.2014 tarihinde tek bir çekim işlemi yapıldığı, bunun haricinde firma adına herhangi bir işlem yapılmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, mağdurun uğramış olduğu zararı giderdiğini ifade ettiği, sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan 11.09.2015 tarihli banka dekontuna göre de, gönderici bilgileri ... Yaşam Destek ve Organizasyon Hizm olan alıcı ... adına ''Üye iadesi'' açıklaması ile 300,00 TL değerinde EFT işlemi yapıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin beşinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun'un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması suretiyle, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sübuta yönelik diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.