Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak açılan miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, 06/10/2008 tarihinde ölen mirasbırakanı ...'ın maliki olduğu 63 ve 70 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini yapılan işlemlerin mirasçılardan mal kaçırmak maksatlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, temliklerin gerçek satış olduğunu, muvazaalı işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delilerden; davacının dava dilekçesinde tanık deliline dayandığı, yargılamanın devamı sırasında 29/10/2010 tarihinde tanık listesini sunduğu, bu listede adı geçen tanıkların adreslerinin ... ülkesi olması nedeniyle mahkemece tanıkların dinlenilmeleri için ... aracılığı ile ... adli makamlarından istinabe talebinde bulunulduğu, ... dili ile yazılı tanık beyanlarını içeren tutanakların yine ... vasıtasıyla mahkemeye gönderildiği, mahkemece 19/09/2013 tarihli oturumda, davacı vekiline, davacı tanıklarının beyanlarını içeren evrakları tercüme ettirip dosyaya sunması için iki haftalık kesin süre verildiği ve bu süre içerisinde tercüme evraklarını sunmaması halinde davacı tanıklarının beyanlarını içeren evrakların delil olarak kabul edilmeyeceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde tercüme evraklarını sunamaması sebebiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ne var ki; mahkemece, davacı tanıklarının beyanlarını içeren ... dili ile yazılı istinabe evraklarının Türkçe'ye tercüme edilmesi amacıyla takdir edilecek delil avansını yatırması için 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324/1. maddesi uyarınca davacıya kesin süre verilmesi, delil avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılması halinde mahkemece veyahut istinabe yoluyla atanacak yeminli tercüman aracılığıyla davacı tanıklarının beyanlarını içeren evrakların tercüme ettirilmesi aksi halde HUMK'un 324/2. Maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken tercüme yükümlülüğünün gerekmediği halde davacıya yüklenerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.