... ile ... aralarındaki müdahalenin meni ve eski hale getirme davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 18.06.2014 gün ve 459/222 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait 118 ada 22 parsel ile davalıya ait 101 ada 154 parsel sayılı taşınmazlar arasında bulunan dere yatağının davalı tarafından koyulan büyük kütleli kayalar ve dere yatağı içerisine dikilen ağaçlar nedeniyle daraldığını, olası bir sel durumunda davacıya ait taşınmazın zarar göreceğini açıklayarak davalının dere yatağına yaptığı haksız müdahalenin men'i ile konulan kayaların ve ağaçların kaldırılarak dere yatağının eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalının dere yatağına bir tecavüzünün bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, davalının 30/10/2013 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen dere yatağı niteliğindeki 13,56 m²'lik alana yaptığı müdahalenin, taş tahkimatın davalının arazisine doğru çekilerek men'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafça el atıldığı iddia edilen taşınmaz parçası Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yatağı niteliğindedir. Davalının dere yatağına el atmasından dolayı davacı kendi taşınmazının zarar gördüğünü iddia ettiğine göre; dava yoluyla bunun giderilmesini talep etme hakkına sahiptir. Davacı, davalının dere yatağını daraltıcı tahkimat yaparak kendisine ait taşınmaza taşkın tehlikesi yarattığını açıklayarak davalının yaptığı bu elatmanın önlenmesini talep etmiş ise de; alınan jeolog bilirkişi rapor ve ek raporunda, davalının yaptığı taş tahkimatın dere yatağını daraltmadığı, davacıya ait taşınmaza bir tehlike oluşturmadığı bildirilmiştir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
25,20 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .