3.Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.
Esastan Ret
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ertuğrulgazi Vergi Dairesi mükelleflerinden Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012,2013,2014,2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, şirketin gerçekte diğer davalılar ... ve ... kontrolünde olduğunu, birden fazla mükellefi sevk ve idare ettiğini, mükellef adına tarh edilecek vergiler için mükellef adına ihtiyati tahakkuk verilerek davalılar ... ve ... nezdinde ihtiyati haciz uygulanması gerektiğini belirterek davalı Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin gizli ortağı olduğunun tespitine, davalıların hak ve malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen kişilerin daha önce şirkette pay sahibi olup olmadıkları, hangi ortak veya ortaklara gizli ortak oldukları gibi hususların belirsiz olduğu, Mahkemenin görev alanına giren ... hususun davalıların limited şirket ortaklıklarının tespitinden ibaret olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1406 E., 2019/2982 K. sayılı ilamı ile onanan kararında işaret edildiği üzere 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17 nci maddesi gereğince, vergi takibatı veya ihtiyati haciz uygulanması için Mahkemeden herhangi bir karar alınması gerektiğine ilişkin bir ibare bulunmadığından davacı idarenin, konuya ilişkin tespit davası açmasında hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Di-Teks Boya Apre Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin 2012,2013,2014,2015 yılı hesap dönemi işlemlerinin vergi müfettişi tarafından incelenmesi sonucunda 01.06.2017 tarih ve 2017-A-1652/15 sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiğini, raporda İpekyol Tekstil San. Şti. Dido Dokumacılık Tekstil Şti. Di-Teks Boya Şirketi, Sene Dokuma İplik Şirketi ve Di-Teks Boya Şirketi'nin sahte veya muhteviyatı itibarıyle yanıltıcı belge düzenleyicisi firmalar olduğunu, firmaların davalılar ... ve ...'ın kontrolünde olduğunu ve adı geçen firmaların fiili yöneticisi olduklarının tespit edildiğini, adı geçen kişilerin mükellef kurumun sahte fatura düzenleme faaliyetine fiilenen katıldığı ve mükellef kurumun gizli ortağı olduğu sonucuna varıldığını, bu durumda davalılar ... ve ...'ın mükellef kurum adına tahakkuk eden ve edecek olan tüm vergi ve vergi ziyaı cezalarından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, 6183 sayılı Amme Alacakların Tahsili Usulü Hakkında Kanunu'nun (6183 sayılı Kanun) 17 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince şirketin gizli ortakları oldukları yönünde kuvvetli deliller elde edilen davalılar ... ve ...'ın hakkında da davalı şirketin mevcut borçları ve vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen vergi inceleme raporları neticesinde tarh edilecek vergi borçları için ihtiyati tahakkuka dayalı ihtiyati haciz uygulanması gerektiğinden söz konusu davalılar ile mükellef kurum arasında ortaklığın tespiti için dava açılması zarureti olduğunu, bu nedenle Yerel Mahkeme kararının kararının kaldırılması ve davalılar ve anılan şirket arasındaki gizli ortaklığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ancak hükmedilmediğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kurumun eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığu, bu hususa emsal içtihatlarında işaret ettiğinden Yerel Mahkeme kararının yerinde olduğu, Mahkemece davada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmediği, kararın bu nedenle davalı yararına kaldırılması talep edilmiş ise de; davalı ... vekilinin dosyaya vekaletname sunduğu, ancak davaya karşı cevaplarını sunmadığı ve duruşmaya katılmadığı nazara alınarak, hiçbir işlem yapmadığı, sadece vekalet ücretine yönelik istinaf dilekçesinin sunulmuş olması nedeni ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin yerel Mahkeme kararı yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... ve ...'ın diğer davalı ...'nin gizli ortağı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106,114,369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6183 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi.
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.