Mahkûmiyet

Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2016/309 Esas, 2017/307 Karar sayılı kararı ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet suçundan sanıklar Zekai Akkaya ve ...'nın, anılan Kanun’un ek 2/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 2'şer kez 500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/109664 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2022 tarihli ve KYB-2022/109664 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, 02.12.2016 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca 1163 sayılı Kanun'un ek 2/2. maddesine aykırılık suçu için öngörülen hapis ve adlî para cezasının ön ödemeye tabi bulunduğu, buna göre sanıklara usulüne uygun ön ödeme ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir...” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

Kocaeli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 22.08.2016 havale tarihli ihbar yazısı ekinde bulunan genel kurul tutanağı suretinde, genel kurul toplantı tarihinin 11.07.2011 olduğu ve sanıkların 1 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerinin görülmesi karşısında, kooperatif ana sözleşmesi ile genel kurul toplantı tutanakları usulünce getirtilerek, suç tarihi itibarı ile kooperatifin 1163 sayılı Kanun'un 81/6. maddesi uyarınca münfesih olup olmadığı ile sanıkların görev sürelerinin devam edip etmediği tespit edilmeden hüküm kurulduğu hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.