HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (c) ve (d) bendi gereğince cezalandırılmaları istemiyle 09.01.2019 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2019/146 Esas, 2019/31 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan beraatlerine karar verilmiştir.
3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarih ve 2019/2294 Esas, 2020/957 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Yağma suçundan sanıkların mahkûmiyeti gerektiğine yöneliktir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar ile katılanın oğlunun aynı şirkette çalıştıkları, katılanın oğlunun şirket adına tahsil ettiği 20.000,00 TL parayı şirkete götürüp teslim etmediği gibi üç gün gerekçe göstermeden işe gitmediği, bunun üzerine sanıklardan ...'nin katılanın oğlunu telefonla aradığı görüşme sırasında katılanın oğlunun tahsil ettiği parayı bankaya yatırdığını belirtmesi üzerine birlikte bankaya gitmek için buluştukları, bankaya gittiklerinde katılanın oğlunun tuvalete gideceğini söyleyip ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği, sonrasında sanık ...'ye parayı çaldırdığını zararı gidermek için senet verebileceğini söylediği ve sanıkları eve çağırdığı eve gelen sanıklara 20.000,00 TL bedelli senedi verdiği sanıkların katılanın oğluna kendisine güvenmediklerini söylemeleri üzerine katılanın oğlunun annesinin de senet verebileceğini söylediği hep birlikte katılanın evine gittikleri, burada katılanın rızasıyla 20.000,00 TL bedelli senedi imzalayıp verdiği, sonrasında 03.07.2018 günü giderek şikâyetçi olduğu sanıklar hakkında soruşturma sonucunda dava açıldığı katılan ve oğlundan alınan senetlerin Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün ... esas numarası üzerinden tahsile konulduğu takip talebinde "tahsilde tekerrür olmamak şartıyla" ibaresinin olduğu sanıkların müsnet suçları işledikleri yönünde cezalandırılmalarını gerektirir delil elde edilemediği kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda kısmen değişen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Sanıkların suçu kabul etmeyen ifadeleri dosyada bulunmaktadır.
4. Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün yazıları dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hüküm, katılanın kısmen değişen beyanları, sanıkların savunmaları ve Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün yazıları gözetilerek yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapılması, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışılması vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılması sebebiyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.06.2020 tarih ve 2019/2294 Esas, 2020/957 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.