İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Van Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarih 2019/898 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2.Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2019 tarihli ve 2019/404 Esas, 2019/390 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2020/255 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri
Delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 149 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) bentinin uygulanamayacağına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Suç tarihinde saat 17.00 sıralarında mağdur ...'in arkadaşları tanıklar T.H.B. ve M. S. A. ile birlikte okuldan çıkıp yaya olarak durağa doğru yürümeye başladıkları, okul hastane arasında bulunan boş arsada iki erkek şahsın bulunduğu, sanık ...'in telin arkasında beklediği, sanığın mağdur ve tanıklara hitaben "Okulda ... diye birisini tanıyormusunuz, sizin okulda mı?" diye sorduğu, bir süre ayakta sohbet ettikleri, sanığın mağdurdan telefonunu istemesi üzerine bulundukları yerin tekin olmaması ve sanığın belinde sallamaya benzer bıçak gördüğü için mağdurun korkarak telefonunu sanığa verdiği, sanığın telefonu telin arkasında bulunan başka bir kişiye verdiği, mağdurun telefonunu geri istediğinde sanık ve kimliği tespit edilemeyen diğer kişinin birlikte mağdurun üzerine yürüdükleri, sanığın bıçak göstererek "Uzaklaşın!" diyerek mağduru tehdit ettiklerinin ilk derece mahkemesince maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.Mağdurun arkadaşı olan tanıklarla birlikte olayın hemen akabinde polise başvurdukları anlaşılmıştır.

3.Tanıklar T.H.B. ve M. S. A.'nın anlatımlarının mağdurun beyanlarını doğruladığı görülmüştür.

4.Olayın ertesi günü suça konu mağdurun telefonuna sanık adına kayıtlı olan hattın takıldığı Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kayıtlarından tespit edilmiştir.

5.Mağdur duruşmada gördüğü sanığı teşhis etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2020/255 E., 2020/232 K. sayılı kararında; ''...sanığın, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki kişi ile birlikte suça konu eylemi gerçekleştirdiğinin, dolayısıyla aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c bendinde düzenlenen "birden fazla kişi ile birlikte" yağma bendini de ihlal ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında, aynı kanun maddesinin birden fazla bendinde yazılı hükümleri ihlal etmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle temel cezanın tespiti yerine, alt sınırdan verilmek suretiyle eksik ceza tayini (emsal niteliğinde bulunan Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 03.12.2012 tarih ve 2012/15513 Esas, 22636 Karar sayılı ilamı) aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiş olup, ...'' şeklinde eleştirilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun beyanı, tanık beyanları, TİB kayıtları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Mağdurların ve tanıkların aşamalardaki beyanlarında; telefonu istediklerinde sanığın bıçak gösterdiğini söylemiş olmaları karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bentinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2020/255 Esas, 2020/232 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.02.2024 tarihinde karar verildi.