3-Axa Sigorta A.Ş.
BİRLEŞEN BURSA 2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2015/525 E. SAYILI DOSYADA

Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl dosyada davacı vekili; davacı ......nın yolcu olarak bulunduğu, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'in kullandığı aracın karıştığı 23.01.2013 tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, belden aşağısının tutmadığını, el ve kollarının işlevinde ciddi azalma meydana geldiğini, çalışamadığını bu nedenle maddi zararı meydana geldiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan, 80.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Birleşen 2014/142 Esas sayılı dosyada davacılar vekili; ......nın yolcu olarak bulunduğu, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'in sürücüsü olduğu araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen araca çarpmamak için aracının direksiyonunu kırması neticesinde korkuluklara çarpması suretiyle meydana gelen kazada yaralanan ......nın tedavi görmekte iken 01.09.2013 tarihinde vefat ettiğini, davacı ...'nin müteveffanın eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, müteveffanın ölümü ile davacı eşin destekten yoksun kaldığını ve tüm davacıların manen acı çektiklerini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için şimdilik 100,00 TL destek tazminatının ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterekten ve müteselsilen tahsilini, davacı eş ... için 30.000,00 TL, davacılar... ve ...çin ayrı ayrı 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Birleşen 2015/525 Esas sayılı dosyada davacı vekili; ......nın yolcu olarak bulunduğu davalı ... adına kayıtlı ve davalı ...'in kullandığı aracın 23.01.2013 tarihinde karşı yönden gelen araca çarpmamak için aracının direksiyonunu kırması neticesinde korkuluklara çarpması suretiyle meydana gelen kazada yaralanan ......nın tedavi görmekte iken vefat ettiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınan kusur raporunda karşıdan gelen sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen kartal marka aracın kazada %70 oranında kusurunun bulunduğunun belirlendiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için şimdilik 100,00 TL destek tazminatını dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili asıl dosyadaki kazanç kaybını 1695,83 TL olarak, birleşen 2014/142 E. sayılı dosyadaki destek zararını 33.292,53 TL, birleşen 2015/525 E. sayılı dosyadaki destek tazminatı talebini ise 77.582,58 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı ... vekili; davalının kazada kusuru olmadığını, ......nın da şikayetçi olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, zararın sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ...Ş. vekili; aracın kendileri nezdinde sigortalı olduğunu, 250.000,00 TL teminat miktarı olduğunu, kusur oranı ve teminat miktarı ile sorumlu olduklarını, manevi tazminatın teminat dahilinde olmadığını, hatır taşıması ve müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan ödemelerin tespitini, kusur ve maluliyet oranlarının belirlenmesini, hesaplamada asgari ücretin dikkate alınmasını, davacıların dava öncesinde müracaatları olmadığını, temerrüte düşmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; aracı yaklaşık 2 ay önce davalı ...'e sattığını, aracın gerçek sahibi olmadığını, kaza tarihi ve ölüm tarihi arasında 7-8 aylık bir süre geçtiğini, ölümün kaza nedeni ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin belli olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; davada taraf olmayan müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda hatır taşımasının söz konusu olduğundan davacı lehine tesis edilecek tazminat olması halinde indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, öncelikle inceleme yapılarak davacının gerçek zararının tespit edilmesi gerektiğini, yargılama sonucunda aleyhlerine karar verilmesi halinde SGK'nın ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, öncelikle davanın reddine, aksi durumda kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesini, giderlerin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Mahkemenin 28.06.2016 tarihli ve 2014/494 Esas, 2016/741 Karar sayılı kararıyla; taleplerin 10 yılık zamanaşımı süresine tabi olduğu, asıl davada müteveffanın uğradığı zarar, birleşen dosyalarda ise destek tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, kusur oranlarının belirlenmesi maksadı ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda, müteveffanın içinde yolcu olarak bulunduğu aracın kazada %30 oranında, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın ise %70 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, çelişki nedeni ile trafik kusur uzmanı ve hasar uzmanlarından oluşan üçlü heyetten alınan kusur raporunda da sürücüsü tespit edilemeyen aracın %70, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu aracın ise %30 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, tazminat hesabı yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ve 26.10.2015 tarihli rapora göre kazanç kaybının 5.652,78 TL olduğu, bunun %30 kusur oranına tekabül eden kısmının 1.695,82 TL olduğu, destek zararının ise 110.975,11 TL olarak belirlendiği, bu miktarın %30 orana tekabül eden kısmının ise 33.292,53 TL olduğu, %70 oranının ise 77.682,58 TL olduğu, dosyanın tekrar incelenmek üzere aktüer bilirkişiye verildiği, 29.04.2016 tarihli raporda ise kazanç kaybının %30 kusur oranına tekabül eden kısmının 1.565,46 TL, destek zararının ise toplam 130.551,52 TL olduğu bunun %30 kusur oranına isabet eden kısmının 39.165,46 TL, %70 kusur oranına isabet eden kısmının ise 91.386,07 TL olduğu, müteveffanın hatır için taşındığı kanaatine varıldığı, bu nedenle %25 hatır taşıması indirimi yapılacağı, 26.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen rakamların dikkate alınacağı, manevi tazminat talebinde bulunulduğu, müteveffanın yaşı, olayın oluş şekli dikkate alındığında asıl dosya için 10.000,00 TL, birleşen 2014/142 E. sayılı dosya için ise davacı eş için 6.500,00 TL, davacı... ve ...çin ayrı ayrı 3.000,00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesi ile 2014/494 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.271,87 TL kazanç kaybının davalı şirket için 30.05.2013, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken tahsili, birleşen 2014/142 E. sayılı dosyasında ise davanın kısmen kabulü ile 24.696,40 TL maddi tazminatın davalı şirket yönünden 11.04.2014, diğer davalılar yönünden 23.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte mütereken tahsili, davacı ... için 6.500,00 TL, davacılar... ve ...çin ayrı ayrı 3.000,00 TL, davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı ... ve ... dan müştereken tahsili, Birleşen 2015/525 Esas sayılı dosyasında ise davanın kabulü ile 77.682,58 TL maddi tazminatın 21.04.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hesabından tahsiline karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2016/16956 Esas, 2019/8877 Karar sayılı ilamı ile; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek,
"Davacılar vekilinin 2014/494 Esas sayılı ile birleşen Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/142 Esas sayılı dosyalarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; somut uyuşmazlıkta, mahkemece, açıklanan ilkelere ve Yargıtay'ca da benimsenen oranlara göre fazla olacak şekilde hatır taşıması nedeni ile %25 oranında indirim uygulanmıştır. Hatır taşıması nedeni ile %20 oranında indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Mahkemece davalılar üzerinden hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapılarak maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş,reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacıların istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin birleşen Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/142 Esas sayılı dosyasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Birleşen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/142 Esas sayılı dosyasında takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir... Davalı ... vekilinin 2014/494 Esas sayılı ile Birleşen Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/142 Esas sayılı dosyalarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; somut olayda; asıl davada ve birleşen 2014/142 Esas sayılı dosyada davacıların desteği olan ......’nın kaza tespit tutanağında ön koltukta oturduğu ve emniyet kemerinin takılı olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ... tarafından bu husus vurgulanmış olmasına rağmen; mahkemece bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulmuş olup eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durum karşısında; asıl ve birleşen 2014/142 Esas sayılı dosyasında ......’nın emniyet kemerinin takılı olmamasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilerek, Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılarak bu doğrultuda karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin maddi tazminata ilişkin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacılar vekilinin karar düzeltme isteği Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/974 Esas, 2021/2023 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffanın hatır için taşındığı kanaatine varıldığı, bu nedenle %20 hatır taşıması indirimi yapılacağı, müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmaması nedeni ile %20 oranında indirim yapılacağı, bu durumda asıl dosyada maddi tazminatın 1.085,34 TL, birleştirilen 3. ATM'ye ait 2014/142 Esas sayılı alacağının 21.307,23 TL, birleştirilen 2. ATM'ye ait 2015/525 Esas sayılı dosyada alacağın 77.682,58 TL olacağı, manevi tazminat yönünden ise davacıların desteğin eşi ve çocukları olduğu, müteveffanın yaşı, olayın oluş şekli, davalıların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek, 2014/494 Esas sayılı dosyada manevi tazminat miktarının 10.000,00 TL, birleştirilen 2014/142 Esas sayılı dosyada davacı, ...yönünden, 12.000,00 TL, davacı ...... ve ... için, 7.500,00'er TL ve davacı ...... yönünden 6.000,00 TL takdir edileceği gerekçesi ile 2014/494 E. sayılı dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 1085,34 TL kazanç kaybının davalı şirket için 30.05.2013, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Emre Çobandan müştereken tahsiline, birleşen 2014/142 E. sayılı dosyasında ise davanın kısmen kabulü ile 21.307,23 TL maddi tazminatın davalı şirket yönünden 11.04.2014, diğer davalılar yönünden 23.01.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken tahsili, davacı ... için 12.000,00 TL, davacılar... ve ...çin ayrı ayrı 7.500,00 TL, davacı ... için 6.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve Emre Çobandan müştereken tahsiline, birleşen 2015/525 Esas sayılı dosyasında ise davanın kabulü ile 77.682,58 TL maddi tazminatın 21.04.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili; dosyaya alınan 29.04.2016 tarihli aktüer raporun dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın müterafık kusuru bulunmadığını, hatır taşıması indirimi yapılmaması gerektiğini, manevi tazminat miktarlarının düşük takdir edildiğini, ana ve birleşen dosyalarda hesap yönteminin ve gelirin hatalı belirlendiğini, birleşen dosyada reddedilen manevi tazminat miktarları yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Uyuşmazlık davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı 23.01.2013 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma, kazanç kaybı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53,54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 99 uncu maddeleri, ... yönetmeliği 9/d maddesi.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.