Davacının davasının reddine-asli müdahilin davasının kabulüne
Taraflar arasındaki (kadastro tespitine itiraz) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir
İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından esasa yönelik ve asli müdahil ... vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Balıkesir ili Gömeç ilçesi ... mevki 3802 parsel sayılı 7.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiş ve Hacışeyh Vakfı varisleri adına da vergi kaydı bulunduğu şerhi verilmiştir.
Davacı Ümran Nihar'ın itirazı nedeniyle kadastro komisyonunca, hak sahibinin mahkemece belirlenmesi bakımından uyuşmazlık Burhaniye Kadastro Mahkemesi'ne aktarılmıştır. Yargılama sırasında ..., vergi kaydına dayanarak davaya katılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davacı ve müdahilin davalarının reddine, çekişmeli taşınmazın ... mirasçıları olan davalı ..., ... ve ... adlarına miras payları oranında tespit gibi tesciline dair verilen karar Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2019 tarihli 2019/3164 Esas 2019/5892 Karar sayılı ilamıyla "çekişmeli taşınmazın tespitine esas İnlik 848 sayılı vergi kaydı yeniden araştırılarak bulunmaya çalışılmalı, davacı yanın dayandığı kira sözleşmelerinin okunaklı örneği getirtilmeli, anılan vakfın niteliği tespit edilmeli, komşu 3801 parselin tespitine dayanak teşkil eden tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamı ve krokisi getirtilerek komşular ve yönler irdelenmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; usulünce vergi kaydı, vakfiye ve kira sözleşmesi uygulaması yapılarak kapsamları tayin edilmeye çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazın kadastro tutanağı ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmeli; teknik bilirkişiden, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmeli ve karar verilirken vakfiyenin kapsamı, kira sözleşmesi ve vergi kaydı uygulaması sonucu oluşacak duruma göre, davalı yanın taşınmazdaki zilyetliğinin asli zilyetlik mi fer'i zilyetlik mi olduğu, davalı yanın tescil ilamıyla oluşan tapu kaydına ...'nün taraf olmadığı hatırda tutularak çekişmeli taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığının" araştırılması için bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Ayvalık 1. Noterliğinin 11.03.1941 T 4985/925 sayılı (15126 yevmiye numaralı) kira kontratı ve 25.04.1940 T 2471/1205 sayılı (15125 yevmiye numaralı) kira kontratlarında taşınmazların ... Vakfına ait olduğunun belirtildiği, ancak her ne kadar bilirkişi raporunda taşınmazın tescilinin ... Vakfı vereseleri adına yapılması gerektiği beyan edilmiş ise de Türkiye'de kurulan tüzel kişiliği olan vakfın gerçek kişi gibi (verasesi) mirasçısı olamayacağı gerekçesiyle asli müdahil Vakıflar Genel Müdürlüğünün davasının kabulü ile çekişmeli Balıkesir ili Gömeç ilçesi Kemalpaşa Mahallesi 388 ada 3 parsel (eski 3802 parsel) sayılı taşınmazın ... İbni Mehmed Vakfı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiş; hüküm dahili davalılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dahili davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
İlk derece mahkemesince davacı tarafın dayandığı Ayvalık 1. Noterliğinin 11.03.1941 T 4985/925 sayılı (15126 yevmiye numaralı ve 25/04/1940 T 2471/1205 sayılı (15125 yevmiye numaralı) kira kontratları dosya içine alınmıştır, ancak kadastro tespit tutanağında belirtilen ve davacının tespite itirazında dayanak olarak gösterdiği İnlik 848 sayılı vergi kaydı tüm yazışmalara rağmen bulunamamıştır. Dosya kapsamına alınan kira sözleşmelerinde ... Şeyh vakfından intikal ettiği belirtilen 4 parça zeytinliğin kiraya verildiği belirtilmiş olup taşınmazların sınırları belirtilmemiştir. Bununla birlikte dava konusu taşınmaz Balıkesir ili Gömeç ilçesinde bulunmasına rağmen tespit maliki ...'in babası Saim Sönmez ile yapılan 25.04.1940 tarihli kira sözleşmesine konu taşınmazların mevki Armutova Nahiyesi Ayvalık olarak belirtilmiş olup kiralayanları ... Şeyh Vakfı değil gerçek kişilerdir. Bozma öncesi 21.03.1990 tarihinde yapılan keşifte vakfiye kaydının sınırları mahalli bilirkişiler tarafından bilinemediğinden uygulanamamış, mahalli bilirkişi ve tanıklar keşiflerde ... Şeyh vakfını ve taşınmazın vakfa ait olduğunu doğrulayamamıştır.
Bu durumda, asli müdahil ... her ne kadar taşınmazın ... Şeyh vakfına ait olduğunu iddia etmiş ve vergi kaydına dayanmış ise de, kadastro tespiti sırasında tutanağa şerh verilen ve davacı ile asli müdahilin dayandığı vergi kaydına ulaşılamamış, kira sözleşmesi içeriğinden dava konusu taşınmaz ile sınırları ve özellikleri belirtilmeyen kira sözleşmesine konu taşınmazın, farklı ilçelerde bulunduğu anlaşılmış ve vakfiye kaydının sınırları mahalli bilirkişilerce doğrulanamamış olması nedenleriyle asli müdahil yönünden de ispatlanamayan davanın reddi ile tespit gibi tescil hükmü kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından dahili davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2. Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının ise bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ... vekili ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nendenlerle Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.