HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
2.Bozma (sanık ... yönünden)
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde
olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2012 tarihli ve 2012/46 Esas, 2012/118 Karar sayılı kararı ile,
1.Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanıklar ... ve ...'nın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
B. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 16.01.2017 tarihli ve 2016/2722 Esas, 2017/346 Karar sayılı kararı ile;
"1- 18/12/2009 hakkında ayrı soruşturma yapılan ...’den, 01/01/2010 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yapılan ... ve ...’ tan, 12/01/2010 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yapılan ...’dan, 04/02/2010 tarihinde haklarında ayrı soruşturma yapılan ... ve ...’dan, 27/03/2010 tarihinde sanık ...’ten, 15/04/2010 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yapılan ... Dündar’dan, 31/05/2010 tarihinde sanık ...’tan, 31/05/2010 tarihinde sanık Sefa’nın ev aramasından, 01/06/2010 tarihinde sanık Muammer ve Nuri’nin ev aramalarından ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporlarının alınması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2-Anayasa'nın 141/3 ve CMK 230/1. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanıkların lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, bu kapsamda hangi sanıkların hangi tarihte kimle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, ulaşılan kanıya göre sanıkların sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak bunun nitelendirilmesi, sonucuna göre sanıkların hukuksal durumlarının saptanması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması,
3- 5271 sayılı CMK.nun 150/2. maddesi uyarınca, sanıkları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan sanıklara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-c maddesine açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
4- Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,"
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2017/58 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararı ile,
1.Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle hükmedilen cezanın 5 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine,
2.Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına beraat etmesi gerektiğine,
2. Eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığına,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanığın mahkûmiyeti için kesin ve yeterli delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine,
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın mahkûmiyeti için yeterli delil bulunmadığına, beraat etmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,
D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,
2. Sanığın suçu işlemediğine, mahkûmiyet hükmü kurulması için yeterli delil bulunmadığına,
3. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın suçu işlemediğine, mahkûmiyet hükmü kurulması için yeterli delil bulunmadığına,
2. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna,
2. Sanığın mahkûmiyetine ilişkin kesin delil bulunmadığına,
3. Sanığa verilen cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna ve lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.
Sanık ... Yönünden;
İletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri ve hakkında ayrı soruşturma yürütülen tanık Hamza'nın beyanları karşısında, sanığın 18.12.2009 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen ...'ta, 12.01.2010 tarihinde Hamza'da ele geçirilen esrarı, adı geçenlere sattığı sabit görülerek hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Sanık ... Yönünden;
İletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri, haklarında ayrı soruşturma yürütülen tanıklar Mahmut ve Ecevit'in beyanları ile sanığın ikamet aramasında da esrar ele geçirilmesi karşısında, sanığın 31.12.2009 tarihinde Mahmut ve Ecevit'e esrar sattığı sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık ... Yönünden;
Aynı suçtan başka dosyada hakkında soruşturma yürütülen ...'de ele geçirilen esrarın paketleri üzerinde sanığın çok sayıda parmak izinin tespit edilmesi, sanığın beyanları ile dosya kapsamına göre, sanığın, ...'in uyuşturucu maddeyi Marmaris ilçesine nakletmesi eylemine iştirak ettiği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık ... Yönünden;
31.05.2010 tarihinde sanıkta esrar ele geçirilmesi ve tanıklar ... ve ...'nin beyanları karşısında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Sanık ... Yönünden;
İletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri 31.05.2010 tarihinde sanığın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen esrarın satışa hazır küçük paketler halinde olması ile tanık Kerem'in beyanları karşısında, diğer sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptığı sabit görülerek mahkûmiyetine karar
verilmiştir.
Sanık ... Yönünden;
Diğer sanıklar ... ve ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanları karşısında, 31.05.2010 tarihinde ...'nın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen esrarın, adı geçen sanıklara, sanık ... tarafından para karşılığında temin edildiği sabit görülerek mahkûmiyetine karar verilmiştir.
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suç ve karar tarihlerine göre dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, araştırılması gerekli başkaca bir husus bulunmadığu anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
İletişimin tespiti tutanaklarının içerikleri ve sanık ...'ın, 18.12.2009 tarihinde tanık ...'ta yakalanan esrarı parasız verdiğine ilişkin kollukta müdafii huzurunda alınan ve ikrar içeren beyanı karşısında, sanığın 18.12.2009 tarihli eyleminin sabit olduğu kabul edildiğinden tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 18.12.2009 ve 12.01.2010 tarihli eylemlerin sanık ..., 31.05.2010 tarihli eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, bu eylemlere yönelik vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
31.05.2010 tarihinde sanık ...'nın ikametinde ele geçirilen suça konu esrarın sanık ... tarafından getirildiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı aşamada sanıklar ... ve ...'ın beyanlarıyla ...'in
suçunun ortaya çıkmasında yardım ve hizmette bulundukları ve haklarında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2017/58 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2017/58 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, sanık ... yönünden Tebliğname’den farklı gerekçe ile; sanık ... yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sonuç ceza yönünden sanık ...'ın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2024 tarihinde karar verildi.